Serdaroğlu İş Güvenliği Baskılı İş Elbiseleri

Hamdibey Restaurant

Hamdibey Restaurant, Lahmacun, adana, pide

Hamdibey Restaurant

Hamdibey Restaurant

Hamdibey Restaurant, Lahmacun, spesiyaller, pide, ızgara, pizza

Firmalarla yemek anlaşması yapılır. Bütün ürünlerimiz TSE belgelidir. Özel günleriniz için anlaşama yapılır. Tüm yemek kartları geçerlidir. Her gün değişimli olarak günlük 12 çeşit ana yemek mevcuttur.

Hamdibey Restaurant Menü

Hamdibey ÖZEL SPESİYALLER

Acılı Meksika Tavuk 16 TL
Acılı Meksika Dürüm 11 TL
Acılı Meksika Et Tava 20 TL
Acılı Meksika Et Tava Dürüm 13 TL
Sac Kavurma Et 20 TL
Sac Kavurma Tavuk 16 TL
Manisa Kebabı 18 TL
Kiremitte Tavuk Kaşarlı 17 TL
Kiremitte Kebap 18 TL
Kiremitte Köfte Kaşarlı 18 TL
Kiremitte Alabalık + Salata 18 TL

 

Hamdibey KARADENİZ PİDELERİ

Hamdibey Karadeniz Pidesi Çeşitleri: Etli ekmek, Beyaz peynirli pide, Bafra pidesi, Kaşarlı pide, Kıymalı pide…

Etli ekmek 18 TL
Beyaz peynirli pide 14 TL
Bafra pide 15 TL
Kaşarlı pide 12 TL
Kıymalı pide 14 TL
Kıymalı Kaşarlı pide 15 TL
Kuşbaşılı pide 15 TL
Kuşbaşılı kaşarlı pide 16 TL
Kavurmalı pide 17 TL
Kavurmalı Kaşarlı pide 18 TL
Karışık pide 17 TL
Tavuklu Sebzeli  14 TL
Sucuklu pide 14 TL
Sucuklu kaşarlı pide 15 TL
Patatesli kıymalı pide 15 TL
Pastırmalı pide 20 TL
Lahmacun 5 TL

 

Hamdibey Restaurant IZGARA ÇEŞİTLERİ

Adana Kebap 15 TL
Urfa kebap 15 TL
Tavuk şiş 14 TL
Tavuk kanat 15 TL
İskender kebap 18 TL
Et şiş 20 TL
Çöp şiş et 20 TL
Patlıcan kebap 20 TL
Beyti  20 TL
Karışık ızgara 40 TL
Köfte ızgara 15 TL
Piliç bonfile 16 TL
Domatesli kebap 18 TL

 

Hamdibey Restaurant PİZZA ÇEŞİTLERİ

Orta boy pizza 17 TL
Büyük boy pizza 20 TL
Çeşni

Salam, kaşar, mantar, domates, yeşil biber

14 TL
Margarita

Kaşar, domates, pizza sosu

14 TL
Marios

Sosis, kaşar, mantar, domates, yeşil biber

14 TL
Vejeteryan

Kaşar, mantar, domates, zeytin, mısır, yeşil biber

14 TL
Kalender

Salam, sucuk, sosis, kaşar, mantar, domates, yeşil biber

14 TL
Paris

Salam, sosis, sucuk, mantar, kaşar, domates, yeşil biber

14 TL
İstanbul

Sucuk, kaşar, domates, yeşil biber, zeytin

14 TL
Hot Chicken

Tavuk, mantar, kaşar, domates,, yeşil biber

14 TL
Americana

Kavurma, kaşar, domates, yeşil biber

15 TL
Karışık

Salam, sucuk, sosis, kaşar, domates, mantar, yeşil biber, mısır, zeytin

15 TL

 

Hamdibey Restaurant DÜRÜM ÇEŞİTLERİ

Tavuk şiş 9 TL
Adana dürüm 10 TL
Urfa Dürüm 10 TL
Köfte Dürüm 10 TL
Et şiş dürüm 13 TL

,

Hamdibey Restaurant KAHVALTI

Günün çorbası 5 TL
Melemen 8 TL
Kahvaltı Tabağı

Bal, tereyağı, yumurta, domates, salatalık, zeytin, Yeşil zeytin, kaşar,beyaz peynir, salam

12 TL

 

Hamdibey SALATALAR

Ton balıklı salata 14 TL
Sezar salata 14 TL
Peynirli salata 14 TL

 

HAMDİBEY TATLI ÇEŞİTLERİ

Sütlaç 5 TL
Künefe 8 TL
Trileçe 6 TL

 

HAMDİBEY İÇECEK ÇEŞİTLERİ

Kola 3 TL
Fanta 3 TL
Büyük ayran 2.5 TL

Hamdibey KAMPANYALAR

1 Ana yemek + 2 yardımcı yemek 14 TL

3 Orta boy pizza alana 1 Litre kola bedava

3 pide alana 1 litre kola bedava

Hamdibey Restaurant İletişim Bilgileri:
Perpa Ticaret merkezi A Blok Kat:13 No:1966 Şişli – İstanbul

Telefon: 0212 210 26 28   Telefon: 0212 210 26 29

RESTORANLAR 

GIDA FİRMALARI    

PERPA FİRMALARI    

PERPA İLETİŞİM     

AMBALAJ FİRMALARI   

PERPA TİCARET MERKEZİ

 

 

 

Tekrar kullanılabilir roketler

Tekrar kullanılabilir roketler

Tekrar kullanılabilir roketler uzay medenciliğinin yolunu açacak

Tekrar kullanılabilir roketler

Tekrar kullanılabilir roketler

Tekrar kullanılabilir roketler

Space X şirketinin çalışmalarını, tekrar kullanılabilen Falcon serisi roketleri ve uzayın geleceğini değerlendiren Prof. Dr. Orhan Gölbaşı, tekrar kullanılabilir roketlerin uzay madenciliğini mümkün kılacağını ifade etti.

Tekrar kullanılabilir roketler üzerinde çalışan Space X uzay şirketi en son geliştirdiği ‘Falcon Heavy’ roketi deneme testlerinde başarısızlığa uğradı. Ünlü girişimci Elon Musk’ın sahip olduğu şirket ‘tekrar kullanılabilir’ uzay araçları üzerinde çalışarak uzay görevlerinin ucuzlamasını amaçlıyor.

Uzay Madenciliği

Uzay Madenciliği

Space X şirketinin çalışmalarını ‘heyecan verici’ olarak değerlendiren İstanbul Aydın Üniversitesi Gök Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Orhan Gölbaşı, “Tekrar kullanılabilir roketler sayesinde uzay sivilleşecek ve gezegenler arası yolculuklar olası hale gelecek” diye konuştu.

Tekrar kullanılabilir roketler uzayı ulaşılabilir kılacak

Tekrar kullanılabilir roket teknolojisinin yakın gelecekte yaygınlaşacağını belirten Prof. Dr. Orhan Gölbaşı, “Space X şirketinin geliştirdiği Falcon serisi roketlerin en büyük özelliği tekrar kullanılabilmesi. ABD’nin Ay görevleri için kullandığı Saturn V roketleri tüm yüküyle birlikte 3 bin 100 tonluk bir ağırlığa ulaşıyordu.

Space X

Space X

Görev dönüşünde yalnızca 500 kilogramlık bir ağırlık dünyaya geri dönüyordu. Tekrar kullanılabilir roketlerle kaybedilen araçlar her uçuşta yenilenmeyecek böylece uzay görevlerinin maliyeti hatırı sayılır bir şekilde düşecek. Ucuzlayan görevler uzayı sivilleştirecek, gezegenler arası yolculukları olası hale geçirecek ve en önemlisi uzayı ulaşılması zor olmaktan çıkaracak” dedi.

“SİVİL KURULUŞLAR UZAYA AÇILMAYA BAŞLADI”

Elon Musk

Elon Musk

Elon Musk’ın kurduğu Space X şirketiyle uzay alanında çalışan sivil kuruluşların çoğaldığını belirten Prof. Dr. Gölbaşı, “ABD’de sivil kuruluş ve firmalar bu konuda çok etkin. James Webb adlı kişi de 6.5 m ayna çaplı bir uzay teleskopunun finansmanını sağlıyor.

Bunun için milyarlarca dolar harcayacak. Bu teleskopun başında da Prof.Dr. Feryal Özel isimli bir Türk kızımız var. Bu alanda NASA’da görev yapan tek Türk bilimkadını olma özelliğini de koruyor.  2020 yılında işletime girmesi planlanan bu teleskop ile kara deliklerin olay ufkunun fotoğraflanacağı düşünülüyor.

Uzayın geleceğini gören iş adamları bu alana yönelmeye başladı. Ülkemizde uzay çalışmalarının geleceğini henüz kavrayan bir iş adamı yok. Umarım ileride olur” şeklinde açıklamada bulundu.

“UZAY MADENCİLİĞİNİ MÜMKÜN KILACAK”

Tekrar kullanılabilir roketlerin bir diğer amacının da ‘gezegenler arası yolculuğu imkânlı kılmak’ olduğunu açıklayan Prof. Dr. Gölbaşı, “Space X şirketinin misyonlarından biri de Mars’a yapılacak bir yolculuğu imkânlı kılmak.

Mars’ı dünyalaştırma projesi Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA) tarafından ciddiye alınan ve üzerine çeşitli araştırmaların yapıldığı bir proje. Tekrar kullanılabilir roketler Mars görevlerinin ‘ulaşım’ ayağını sağlamak için geliştiriliyor.

Ayrıca çeşitli gök cisimlerinde bulunan değerli madenlerin çıkartılması ve dünyaya getirilmesi gelecekte olası görünüyor. Tekrar kullanılabilir Falcon roketleri bu madenlerin gezegenimize getirilmesinde büyük rol oynayacak” dedi.

Kaynak

PERPA HABERLERİ

PERPA HABER ANA SAYFA

PERPA İLETİŞİM

Canan Kaftancıoğlu Davası Başladı

Canan Kaftancıoğlu Davası Başladı CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek hakim karşısına çıkıyor.

Canan Kaftancıoğlu Davası Başladı

Canan Kaftancıoğlu DavasıBiz Adalete Susamış Türk Gençliğiyiz

Canan Kaftancıoğlu Davası Başladı

CHP’li Kaftancıoğlu sosyal medya paylaşımları ve sahte tweetler gerekçe gösterilerek açılan davada bugün hakim karşısına çıkıyor. Hukuksuz suçlamalara yönelik sosyal medyadan tepkiler yükselirken, Toplumsal Bellek Platformu, “Sonuna kadar Kaftancıoğlu’nun yanındayız” dedi.

AKP ve MHP’lilerin uzun süredir hedef tahtasına oturttuğu CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu, İstanbul Adliyesi’nde bugün saat 10.00’da hâkim karşısına çıkacak.

Kaftancıoğlu ile dayanışma için onlarca insan Çağlayan Adliyesi önüne geldi. Aralarında CHP vekillerinin de bulunduğu kitle “Hak, hukuk, adalet” sloganları attı.

Canan Kaftancıoğlu Yalnız Değildir

Canan Kaftancıoğlu Yalnız Değildir

Dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say da Kaftancıoğlu’na destek için Çağlayan Adliyesi’ne geldi.

“Cumhurbaşkanı’na hakaret”, “Türkiye Cumhuriyeti devletini alenen aşağılama”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” ve “terör örgütü propagandası yapmak” iddialarıyla yargılanan Kaftancıoğlu’na,’#CananKaftancıoğluYalnızDeğildir’ diyen yurttaşlar sosyal medya üzerinden destek açıklaması yaptı. CHP’nin yanı sıra Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) İstanbul İl Örgütü de twitter hesabından “İstanbul halkının iradesine sahip çıktığı için mesnetsiz suçlamalar ile 17 yıl ile yargılanan CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun yanındayız” dedi. Öte yandan meçhul cinayetlerde hayatını kaybedenlerin ailelerinin oluşturduğu Toplumsal Bellek Platformu da Kaftancıoğlu’na yönelik desteğini, “Muhalefeti hukuk dışı ithamlarla mahkeme koridorlarına çekerek susturmaya çalışıyorlar” şeklinde ifade etti.

Canan Kaftancıoğlu

Canan Kaftancıoğlu

“Canan Kaftancıoğlu, ömrünü insan hakları, eşitlik ve adalet mücadelesiyle geçirmiş bir hekim ve siyasetçidir” ifadelerini kullanan Platform, açıklamasında, “Bizim için bu dava, ailemizin bir parçasına yapılan cezalandırma istemi değildir yalnızca. Aynı zamanda bu ülkede yakınlarımız nezdinde yıllarca mücadele ettiğimiz değerlerimiz, adalet, hak, hukuk ve eşitlik arayışına karşı başlatılmış olmasıdır. Dahası ülkenin en büyük muhalefet partisinin il başkanını deyim yerindeyse hukuk dışı ithamlarla mahkeme koridorlarına çekerek muhalefete ciddi olarak, yeter, sus, otur! Demektir” diyerek Kaftancıoğlu’na desteğini duyurdu.

MUHARREM ERKEK’TEN AÇIKLAMA

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, Çağlayan Adliyesi önünde açıklama yaptı. “Bu dava hepinizin bildiği gibi siyasi bir davadır. Haksız hukuksuz bir dava için yine Çağlayan Adliyesi’ndeyiz” diyen Erkek, “İl başkanımız Canan Kaftancıoğlu asla yalnız yürümeyecek. Siyasi davalar, kumpas davaları, kurguya dayalı iddianameler bir gün gelir çöker. Sözcü davası, Cumhuriyet davası, Gezi davası, Eren Erdem davası… Tüm bu davalar muhalefeti baskı altına almak için düşüncenin ve ifade özgürlüğünün yargılandığı siyasi davalardır. Unutulmasın ki bu davalar ülkemizin itibarını zedeliyor, adalete olan güveni sarsıyor” ifadelerini kullandı.

İDDİANAMEDE NE VAR?

Kaftancıoğlu hakkındaki iddianeme; Berkin Elvan’ın ölümü, Gezi eylemleri, AKP’li bakanlara yönelik yolsuzluk operasyonu gibi toplumsal muhalefetin tepkisini çeken gelişmelerle ilgili yaptığı sosyal medya paylaşımlarından oluşuyor.

Mahkemeye, ÖDP Eş Genel Başkanı Alper Taş, CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç katıldılar.

Birgün

PERPA HABERLERİ

PERPA HABER ANA SAYFA

PERPA İLETİŞİM

Muazzez İlmiye Çığ

Muazzez İlmiye Çığ Sümerolojinin Yaşlı Annesi

Muazzez İlmiye Çığ: 104 yaşında olduğumu düşündükçe şaşkına dönüyorum artık bıktım yaşamaktan

“60 yaşına gelip de hala okuma yazma bilmeyenleri görünce deliriyorum”

Muazzez İlmiye Çığ

Muazzez İlmiye Çığ

Muazzez İlmiye Çığ Sümerolojinin 104 Yıllık Annesi

Muazzez İlmiye Çığ Sümerolojinin 104 Yıllık Annesi

Muazzez İlmiye Çığ Sümerolojinin 104 Yıllık Annesi

Osmanlı’nın son yıllarına, iki dünya savaşına ve Cumhuriyet’in her dönemine tanıklık etti. 104 yaşındaki Muazzez İlmiye Çığ dünyanın sayılı sümerologlarından, saygın bir bilim insanı. “104 yaşında olduğumu düşündükçe şaşkına dönüyorum” diyen Çığ;  “Artık bıktım yaşamaktan, çok dertleniyorum” diyor.

Posta’dan Oya Çınar’a konuşan Çığ “60 yaşına gelip de hala okuma yazma bilmeyenleri görünce deliriyorum” ifadesini kullanıyor. Çığ’ın Çınar’ın sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

Nasıl bir his 104 yılı devirmek?

Muazzez İlmiye Çığ Sümerolojinin 104 Yıllık Annesi

Muazzez İlmiye Çığ Sümerolojinin 104 Yıllık Annesi

104 yaşında olduğumu düşündükçe şaşkına dönüyorum. Beklemiyordum. Ama artık bıktım yaşamaktan. Çok dertleniyorum. Kendimle ilgili değil ama etrafımda olup bitenler beni çok üzüyor. Çocuklarım, torunlarım için kaygılanıyorum, onlar için ödüm kopuyor.

Özel bir çabanız oldu mu bu kadar uzun yaşamak için?

Yoo! Hiç özel bir şey yapmadım. Az da yemedim, çok da yemedim. Ama çok yürüdüm. Hâlâ yatak sporlarım vardır. Şimdi biraz bacaklarım ağrıyor, zorlanıyorum ama yine de yapıyorum.

Sizce ruh yaşlanıyor mu?

Muazzez İlmiye Çığ Sümerolojinin 104 Yıllık Annesi

Muazzez İlmiye Çığ Sümerolojinin 104 Yıllık Annesi

Yaşlanmanın kötü yanı o ya işte kızım. Bedeniniz bazı şeylere eskisi gibi izin vermiyor ama ruh yaşlanmıyor. Duygular hiç değişmiyor. Gençlikte nelere ağlıyorsam hâlâ aynı şeylere ağlıyorum. Nelerden heyecan alıyorsam aynı şeylerden heyecan alıyorum.

Muazzez İlmiye Çığ Nasıl geçti hayatınız?

Dolu dolu geçti. Dalgalarda kaldım ama hiç boğulmadım. Hep su yüzünde kaldım. Çok çalıştım. O kadar işin gücün arasında iki çocuğum oldu. Annemin yardımlarıyla ve kocamın anlayışıyla büyüttüm. Kıyafetlerini kendim dikerdim. O zaman hazır giyim yoktu. Evde de dışarıda da hep çalışarak geçti hayatım.

Fahri doktoranız, 23 kitabınız ve bilimsel makaleleriniz var. Eğlenceye vakit kaldı mı hiç?

Yaratırdım! Tabii eğlence deyince benim aklıma sinema, tiyatro ve seyahat geliyor. Eşimle sık sık tiyatroya giderdik. İmkan buldukça davetlere, kokteyllere katılırdık. Ve hep gezerdim. Sadece Japonya’ya 15 kere gittim.

Neden sümeroloji?

Muazzez İlmiye Çığ Sümerolojinin 104 Yıllık Annesi

Muazzez İlmiye Çığ Sümerolojinin 104 Yıllık Annesi

Ankara’da Dil Tarih Coğrafya Fakültesi açılalı bir yıl bile olmamıştı. İki arkadaş, Fransızca bölümüne kayıt olmak istiyorduk. Ama kayıtları dolmuş. “Hititoloji profesörü yeni geldi. Yan dersler olarak da sümeroloji ve arkeoloji olacak” denildi. Gidip oraya kayıt olduk. Tabii çok cahiliz o zaman. ‘Loji’nin ‘bilim’ olduğunu bile bilmiyorduk. Tesadüfen başladı her şey.

Sonra?

Hocamız okulda kalmamı çok istedi ama ben istemedim. Babam çok kızdı; o da profesör olmamı istiyordu. Sonra İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde çalışmaya başladım. Hiç de pişman olmadım. Maalesef okulda kalanlar ne sümeroloji ne de başka alanda bir şey ortaya koyabildi. Koskoca bir sümeroloji arşivi meydana getirdik. Anlaşılan o ki, biz yapmasak başkası da yapmayacakmış.

Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nin ilk mezunlarındansınız…

Sümerler - Sümeroloji

Sümerler – Sümeroloji

1935’te okul kuruldu, ben de 1940’ta mezun oldum şekerim. İyi ki açtın bu konuyu… Atatürk bu okulu açarken bir şey amaçladı. Şimdi o amacı tamamen unutmuş durumdalar. İlber Ortaylı’nın kitabında bile yok. Atatürk’ü yazmış ama bu okullar neden kuruldu, niye var, söz etmemiş bile.

Amaç neydi?

Atatürk diyor ki, Türk dilini ve tarihini araştıracak uzmanlar yetiştirmek zorundayız. Bunun için bu okulu açıyor. Türkçe’nin kökeni ne? Türkler hangi coğrafyalarda, nerelere kadar uzanmış? Bunları gelecek nesillere aktarmak için… Ama bunları yapabilmek için eğitimci lazımdı. Yoktu o zaman.

Nasıl başardı peki?

Sümerler - Sümeroloji

Sümerler – Sümeroloji

Atatürk, Cumhuriyeti kurar kurmaz lisede başarılı çocuklar arasından sınavla 150 genci seçip Avrupa’ya gönderdi. Aynı dönemde Almanya’da Hitler, pek çok değerli profesörü Yahudi olduğu için işlerinden çıkardı. Atatürk, “Hemen gelsinler” dedi. O zaman yapılmış bir anlaşma var. Ben okurken ağladım. Daha 10 yıllık bir ülkenin yaptığı şeyler bunlar. Biz bugün bir şeyler yapabildiysek, o dönem atılan tohumların meyveleri sayesinde hepsi. Aynı şekilde devam edilebilseydi Türkiye şimdi Finlandiya ve Norveç seviyesinde olabilirdi.

Kindar bir nesil yetişti

Cumhuriyet’in ilk yılları nasıldı?

Sümerler - Sümeroloji

Sümerler – Sümeroloji

1933’te, Cumhuriyetin 10. yılında Eskişehir’de öğretmendim. Kadın-erkek ayrımı nedir bilmezdik. Hep birlikte sinemaya, tiyatroya gidilirdi. Çarşaflı bir tek kadın bile görmezdik. Erkekler şapkalı, kadınlar başı açık modern bir şekilde yaşıyorduk. Bugün modern Türk kadını denince aklınıza nasıl bir profil geliyorsa, o zaman öyleydi. Köyde ve şehirde büyük bir okumayazma seferberliği vardı. Bugün 60 yaşına gelip de hâlâ okuma-yazma bilmeyenleri görünce deliriyorum. Bunun bahanesi yok, 1930’ların yokluğunda bile insanların öğrenme aşkı vardı.

Bugün bile okutulmayan kız çocukları var. Siz o dönemde lisede Fransızca ve keman dersleri almışsınız…

Babam acayip bir adamdı şekerim. Yıl 1914, annem hamile. Babam diyor ki, “İnşallah kız çocuğum olur. Ona Fransızca ve keman dersleri aldıracağım.” Ben doğunca adımı Muazzez İlmiye koyuyor. Bir gün bana dedi ki, “Kızım sana İlmiye adını verdim ki ilim sahibi olasın.” Ben çocuğum tabii. Bir kulağımdan girdi, öbüründen çıktı. Kullanmazdım bile İlmiye’yi. Ne zaman kullanmaya başladım biliyor musun? Türkiye’ye yabancı bir profesör gelmişti. Bir etkinlik sırasında sohbet ederken ilk sözü şu oldu bana, “Siz tüm bu çalışmalarınızla, ilim sahibi olduktan sonra mı aldınız bu unvanı?” Güldüm. “Hayır, babam koymuş bu adı” dedim. Emekli olmuştum, düşünün. Ondan sonra hep Muazzez İlmiye’yi birlikte kullandım.

Muazzez İlmiye Çığ Benim tanrım Gök Tanrı

Günümüzü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Son yıllarda yapılan her şeye rağmen Atatürk devrimleri en başarılı çağında. Onun devrimlerinin karşısında duranlar bile birden coştular. Bir şeyi ne kadar baltalamaya çalışılırsanız o kadar güçlenir; demek ki bunun idrakına geç varıldı. Gençler eskiden benden Sümerleri dinlemek isterdi. Şimdi sürekli Atatürk’ü soruyorlar.

Muazzez İlmiye Çığ Gelecekten umutlu musunuz?

Ben çok iyi olacağına kaniyim. Belki büyük bir dalgalanma olacak ama yeniden doğacağız. Seçimleri de heyecanla bekliyorum. Sıkıntılı günler yaşayacağız ama sonumuz aydınlık. Tabii çalışırsak. Vazifelerimizi bilmemiz, birbirimize kenetlenmemiz lazım. Yoksa her şey berbat olur. Yeniden Osmanlı’ya dönmemiz işten bile değil.

En çok nelerden rahatsız oluyorsunuz?

Kindar bir nesil yetişti. Ona üzülüyorum. Gazeteleri okurken deliye dönüyorum. Nasıl bu hale geldik? Deli olacağım. Bunun dinde de yeri yoktur. Eski Türklerin inancı sevgi üzerine. Gök Tanrı ‘Sev’ demiş; otu, böceği, hayvanı… Benim Tanrım Gök Tanrı. Sevecensen Gök Tanrı sıkıntını alıyor, işin gücün rast gidiyor. Değilsen de seni kendi haline bırakıyor. Öyle cezası, ateşlerde yakması yok. “Aaa bayıldım vallahi ben bu Tanrı’ya” dedim okuyunca. Vallahi bayıldım!

Avrupa’nın her rezaleti unutuldu ama Beethoven hatırlanıyor

Günlük rutininizde neler var?

Her sabah gazetelerimi gözden geçiriyorum. Bol bol okuyorum. Şimdi ‘Türkçenin Dirilişi Hareketi’ kitabı var elimde.

Magazin de okur musunuz?

Gazetelerin eklerini okurum. Artistlere martistlere bakıyorum, ne yapıyorlar diye. Ama sanatta ve sporda başarılı gençlerimize az yer veriliyor. Zaten Osmanlı’dan kalan kötü bir imajımız var. Bakın dünyaya, Avrupa’ya, İkinci Dünya Savaşı’ndaki rezaletleri, her türlü pislikleri unutuldu ama Beethoven hatırlanıyor! Sanatın böyle bir gücü vardır! Biz de Osmanlı’dan kalan bu kötü imajımızı temizlemek istiyorsak kendi Beethoven’larımızı yetiştirmemiz lazım.

Bunca yaşam deneyiminizden sonra gençlere ne öğüt verirsiniz?

Çok okusunlar. Çalışsınlar. Lisan öğrensinler. Türkçeye çok önem versinler. Lisan öğrenmek başka, kendi diline sahip çıkmak başka. Kendi dilimizin içine çok rica ediyorum yabancı kelimeleri sokuşturmasınlar. Önyargılı olmasınlar. Dedikodudan uzak dursunlar.

Bu dünyaya bir geliş amacınız var mıydı sizce?

İki gün evvel bir ressam geldi ziyaretime. Sümerlerle ilgili hayali resimler yapmış, getirmiş. Bayıldım. Benim gayem de çabam da buydu: Sümerleri halka tanıtmak. Gayeme ulaştım mı? Herhalde Atatürk’e vefa borcumu ödedim diye düşünüyorum. Türkiye’den başka hiçbir yerde Sümerler hakkında bu kadar bilinçli bir halk yok. Bu da beni çok mutlu ediyor.

Dünyaya bir gelirsem uzaya gitmek isterim

Muazzez İlmiye Çığ Sıkılınca ne yaparsınız?

Başka bir şey yaparım.

Zorluklarla mücadele ve devam etme gücünü nelerden alırsınız?

Yılmam ben bir şeyden. Yılıp da çekilmem köşeye.

Sizi ne heyecanlandırır?

Sabah çıktım balkona, bahçeme baktım. Öyle güzel renkler var ki… Eflatunu, pembesi, kırmızısı… Doğa bana coşku veriyor. Güzel bir kitap okumak, iyi bir film izlemek, gençlerle buluşmak beni heyecanlandırıyor.

Muazzez İlmiye Çığ Dünyaya yeniden gelmek ister miydiniz?

Uzaya gitmek isterdim şekerim. Uzayla ilgili çok araştırır, her şeyi severek okurum.

Kaynak T24

Muazzez İlmiye Çığ Biyografi

Ailesi köken olarak Kırımlı göçmenlerden olup babası Kırım’dan Amasya, Merzifon’a, annesi ise Kırım’dan Bursa’ya göçmüştür. Ailesi İzmir’de yaşamaktayken, 15 Mayıs 1919 tarihinde meydana gelen İzmir’in işgali ardından daha güvenli bir yer olan Çorum’a yerleşti.

Eğitim ve kariyer

İlkokula Çorum’da başladı. Daha sonra ailece Bursa’ya taşındılar. Bursa’da özel bir okul olan Bizim Mektep’te Fransızca ve keman dersleri aldı. 1926’da sınavla Bursa Kız Muallim Mektebi’ne (Bursa Kız Öğretmen Okulu) girdi. 1931 yılında mezun oldu ve babasının da öğretmenlik yapmakta olduğu Eskişehir’e tayin oldu. Eskişehir’de öğretmenlik mesleğini dört buçuk yıl yaptı.

15 Şubat 1936 tarihinde Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Hititoloji bölümüne kaydoldu. Nazi Almanyası’ndan Türkiye’ye iltica etmiş olan ve Ankara Üniversitesi’nde dersler veren Prof. Dr. Hans Gustav Guterbock’dan Hitit Dili ve Kültürü derslerini, Prof. Dr. Benno Landsberger’den Sümer ve Akad Dilleri ve Mezopotamya Kültürüderslerini aldı. 1940 yılında Ankara Üniversitesinden mezun olduktan sonra İstanbul Eski Şark Eserleri Müzesi Çiviyazılı Belgeler Arşivine uzman olarak atandı. Aynı yıl Kemal Çığ ile evlenmişti. Müzede çalıştığı 31 yıl boyunca meslektaşı Hatice Kızılyay ve Dr. F. R. Kraus ile birlikte müzenin deposunda bulunan Sümer, Akad ve Hitit dillerinde yazılmış on binlerce tableti temizleyip, sınıflandırıp numaralandırdı, 74.000 tabletten oluşan çivi yazılı belgeler arşivini oluşturdu, 3.000 tabletin kopyasını yapıp katalog halinde yayımladı.

1957’de Münih’teki Oryantalistler Kongresi’ne katıldı. 1960’ta Heidelberg Üniversitesi’nde altı aylık bir çalışma yaptı. 1965’te Roma’da sergilenen Hitit sergisini bu şehirden alarak Londra’ya götürdü. 1972’de emekliye ayrıldı.

Emeklilikten sonra bir süre yurtdışında yaşayan Muazzez İlmiye Çığ, 1988’de Philadelphia’daki Asuroloji kongresine katıldı. Prof. Kramer’in History Begins at Sumer adlı kitabını Türkçeye çevirdi ve kitap 1990’da “Tarih Sümerle Başlar” adıyla Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlandı. Kitabın çok ilgi görmesi üzerine 1993’te çocuklara yönelik Zaman Tüneliyle Sümerlere Yolculuk da dahil Sümer ve Hitit kültürlerini tanıtan 13 kitap yazdı.

Muazzez İlmiye Çığ Ödülleri

  • Adana Tepebağ Rotary Kulübü, Meslek Hizmet Ödülü
  • İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından Fahri Doktora unvanı, 4 Mayıs 2000
  • Osmaniye’nin Çardak köyü’ndeki Anadolu Kültür Araştırmaları Derneği tarafından “Özgür İnsan Ödülü”
  • Vatandaşlık Tepkilerim isimli kitabı, Galatasaray Rotary Kulübü tarafından İngilizceye çevrilerek Avrupa ve Amerika’daki üniversite kütüphanelerine dağıtılmıştır.

Muazzez İlmiye Çığ Davaları

Bereket Kültü ve Mabet Fahişeliği ve Vatandaşlık Tepkilerim isimli kitaplarında kadınlarda başörtüsünün köklerinin Akadlara dayandığını yazmıştı. Bu kitapları 2007 yılında kamuoyunda yankı uyandırdı. 2007 yılında “Vatandaşlık Tepkilerim” adlı kitabında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçuyla yargılandı ve ilk celsede beraat etti.

Muazzez İlmiye Çığ Kitapları

  • “Kur’an, İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Kökeni”, 1995, Kaynak Yayınları
  • “Sümerli Ludingirra – “Zaman Tüneliyle Yolculuk”, 1996, Kaynak Yayınları
  • “İbrahim Peygamber – Sümer Yazılarına ve Arkeolojik Buluntulara Göre”, 1997, Kaynak Yayınları
  • “İnanna’nın Aşkı – Sümer’de İnanç ve Kutsal Evlenme”, 1998, Kaynak Yayınları
  • “Zaman Tüneliyle Sümer’e Yolculuk”, 1998, Kaynak Yayınları (Genişletilmiş ikinci basım; ilk basım 1993, Kültür Bakanlığı Yayınları)
  • “Hititler ve Hattuşa – İştar’ın Kaleminden”, 2000, Kaynak Yayınları
  • “Gilgameş – Tarihte İlk Kral Kahraman”, 2000, Kaynak Yayınları
  • “Ortadoğu Uygarlık Mirası”, 2002, Kaynak Yayınları
  • “Ortadoğu Uygarlık Mirası 2”, 2003, Kaynak Yayınları
  • “Sümer Hayvan Masalları”, 2003, Kaynak Yayınları
  • “Bereket Kültü ve Mabet Fahişeliği”, 2004, Kaynak Yayınları
  • “Vatandaşlık Tepkilerim”, 2004, Kaynak Yayınları
  • “Atatürk Düşünüyor”, 2005, Kaynak Yayınları
  • “Bereket Kültü ve Mabet Fahişeliği”, 2005, Kaynak Yayınları
  • “Çivi Çiviyi Söker – Muazzez İlmiye Çığ Kitabı”, Serhat Öztürk, 2002, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • “Sümerlilerde Tufan – Tufan’da Türkler”, 2008, “Kaynak Yayınları”

PERPA HABERLERİ

PERPA HABER ANA SAYFA

PERPA İLETİŞİM

Kaydırmaz Bant Nedir

Kaydırmaz Bant Nedir Kullanım Alanları Nerelerdir

Kaydırmaz Bant Nedir Non-slip bands, kaygan, eğimli ve çok kademeli, merdiven vb. yüzeylerde kaymadan dolayı  oluşabilecek kaza risklerini minimize eden teknik bant çeşididir.

Kaydırmaz Bant Nedir

Kaydırmaz Bant Nedir

Kaydırmaz Bant Nedir

Kaydırmaz Bantlar, kaygan, eğimli ve çok kademeli merdiven gibi yüzeylerde kaymadan dolayı oluşabilecek kaza risklerini azaltır. Yüzeyin fiziksel yapısından (Mermer, Granit), Cilalama, temizleme, ıslaklık, Yağmur, kar ve don gibi iklimsel koşullarda oluşabilecek kazaları minimize eder.

Günümüzde, evlerde, işyerlerinde, otellerde ve, rezidans gibi işletmelerde temizlik kaygılarından dolayı, pürüzsüz, pırıl pırıl cilalanmış yüzey kaplamaları özellikle tercih edilmektedir. 

Yüzeyin kir pas tutmaması için pürüzsüz olması gerekiyor. Bu yüzden yüzeyler mermer vb. kaplamalar ile kapatılıyor. Bu tip yüzey kaplamaları çok kolay temizleniyor, fakat, mevsimsel değişiklikler (sıcaklık, don), fiziksel değişiklikler (eğim vb.) bu tip yerlerde ciddi kazalara yol açabiliyor.

İnsanlar eğim, buz, don, pürüzsüzlük gibi nedenlerle çok kolay kayıp düşebiliyor. Bu kayma ve düşmeler genellikle sert zeminlerde olmasından kaynaklı olarak çoğunlukla ölümcül veya kalıcı hasarlara neden olabiliyor.

İnsan sağlığı ve iş güvenliği açısından, işyerlerinde, evlerde, otel, fabrika gibi değişik mekanlarda, fiziksel etkilere maruz kalan alanlarda ( sıcaklık, soğukluk), 20 dereceyi geçen eğimlerde fiziksel önlemler almak gerekiyor.

Alınacak önlemlerin en başında Kaydırmaz Bant kullanımı geliyor.

Kaydırmaz bantlar ısı değişiminden etkilenmezler. Sıcak, soğuk, don vb. durumlarda insanlar kaydırmaz bant yapıştırılmış yüzeylerde rahatlıkla yürüyebilirler.

Kaydırmazlık bandı kullanılırsa, o yüzey ne kadar eğimli olur ise olsun, o yüzeyden insanlar, kolayca, kaymadan, iner ve çıkabilirler. İster merdiven, ister eğimli pürüzsüz yüzey olsun, fark etmez.

Kaydırmaz Bantların Ömrü

Kaydırmaz bantlar, yapısındaki kimyasal maddelere bağlı olarak 2-5 yıl ömür beklentili olabilir. bu beklenti ortamın extrem değişikliklerine göre değişiklik gösterebilir.

Extrem koşullarda kaydırmaz bant kullanmanız gerekirse (Anormal sıcaklık değişimleri, anormal eğimler gibi) bizden detaylı bilgi isteyiniz. Çünkü kaydırmaz batlar normal şartlar altında  -10-+ 40 derece sıcaklıklara ve en fazla 45 derece eğime göre üretilmektedir.

Kaydırmaz Bant Kullanım Alanları

Kaydırmaz bantlar ya da yaygın kullanım adıyla merdiven kaydırmaz bantlar, merdiven bantları yaygın olarak, sıcaklık gibi dış fiziksel etkilerden çok kolay etkilenebilecek veya çok eğimli merdivenlerde, ya da eğimli veya eğimsiz, pürüzsüz yüzeylerde kullanılması gerekmektedir.  Sektörel ve önem sırasına göre sıralarsak;

Kaydırmaz Bantlar okullarda kullanılır

Her yaştan çocuğun okuduğu okullar, merdivenleri, farklı eğim içeren alanlarıyla çocukların en fazla tehlike ve kazaya maruz kaldığı yerlerdir. Bu tip merkezlerin merdivenlerine, pürüzsüz mermer yüzeylerinde mutlaka kaydırmaz bant kullanılmalıdır.

Merdivenler, düzgün eğimsiz ama kaygan olan her yüzey çocuklar için tehlikelidir. Merdivenlerde kayıp düşebilirler, Düzgün, pürüzsüz, eğimsiz yüzeylerin ıslaklığı vb. sorunlardan dolayı kayıp düşebilme ve ciddi hasar görme olasılıkları vardır.

Her yaştan öğrenci okutan okullar mutlaka, eğimli, eğimsiz parlak yüzeylerde ve merdivenlerde kaydırmaz bant kullanmalıdır.

Derecesine olursa olsun, pürüzsüz, eğimli yüzeyler kayma riskini artırır, kazalara yol açar.

AMBALAJ MALZEMELERİ

İŞ GÜVENLİĞİ

KAYDIRMAZ BANTLAR

PERPA HABERLERİ

PERPA DUYURULAR

PERPA FİRMALARI

PERPA İLETİŞİM

PERPA TİCARET MERKEZİ

 

 

Doğal Renklendiriciler

Doğal Renklendiriciler Doğal Gıda Boyaları

Doğal Renklendiriciler Gıda sektöründe kullanılan Doğal Gıda Renklendiricileri; sebzeler, meyveler, bitkiler, mineraller ve mikrobiyolojik kaynaklardan geleneksel yöntemler ile ve/veya uygun fiziksel prosesler ile elde edilirler.

Doğal Renklendiriciler

Doğal Renklendiriciler

Doğal Renklendiriciler Nelerdir ?

Tüketici algısını etkileyen en önemli faktörlerden biri gıdanın rengidir. Hangimiz ilk bakışta beyaz renkli bir gıdanın çilek tadında olacağını düşünürüz ya da enfes bir limon tadına sahip olabileceğini? Bu sebeple üretici firmalar da ilgili ürünün aromasına göre doğada var olan rengini esas alarak tüketici algısına yönelik ürünler geliştirmeye özen göstermektedir.

Fakat gıdalarda kullanılan renklendiricilerin hepsi doğal değildir. Peki ya doğal gıda renkleri nelerdir?

Gıda Boyaları

Gıda Boyaları

Gıda sektöründe kullanılan Doğal Gıda Renklendiricileri; sebzeler, meyveler, bitkiler, mineraller ve mikrobiyolojik kaynaklardan geleneksel yöntemler ile ve/veya uygun fiziksel prosesler ile elde edilirler.

Çeşitli ürünlerde kullanılan renklendiriciler, kimyasal ve doğal olmak üzere iki farklı kaynaktan elde edilir. Kimyasal renklendiriciler ya da kimyasal boyalar renk verme konusunda daha etkili  ve kalıcı olmalarına rağmen insan sağlığına etkilerinden dolayı kullanım oranları azalmış, doğal renklendiriciler ön plana çıkmıştır.

Doğal Renklendiriciler genel olarak bitkisel veya hayvansal kaynaklardan üretilirler. Üretilmeleri ve çeşitli ürünlerde kullanımları ulusal ve uluslararası belli yasa ve kurallara bağlıdır. Doğal renklendiricilerin üretimi ve kullanımı Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve tek tek ülkeler tarafından belirli kurallara bağlanmıştır.

Doğal Renklendiriciler

Doğal Renklendiriciler

Doğal Renklendiriciler, bitkisel veya hayvansal kökeninden bağımsız olarak insan sağlığına zarar vermeyecek katkılardır. Konu ile ilgili bakanlıklardan sertifika almadan üretilemez, ithal edilemez, ihraç edilemez ve pazarlanamazlar.

Hayvansal Doğal Renklendiriciler

Karmin E120

Karmin, karminik asit veya alüminyum tuzundan elde edilen parlak kırmızı renk pigmenti. Bu madde, kozmetikte allık, ruj vb. sanayisinde kullanılır.

Güney Amerika ülkelerinde elde edilen karminik asit E120, meyveli yoğurtlarda, dondurmalarda, meşrubatlarda, keklerde ve kırmızı renk içeren işlenmiş hazır gıdaların neredeyse hepsinde kullanılıyor.

Ayrıca kozmetik alanında da kullanılan karmin, ruj ve benzeri makyaj malzemelerine de kırmızı rengini veriyor.

Bitkisel Gıda Boyaları

Betanin E162

Betanin veya Pancar Kırmızısı , pancarlardan elde edilen kırmızı renkli glikosidik bir gıda boyasıdır; glikoz molekülünü hidrolize ederek elde edilen aglikonu betanidindir. Gıda kodeksi katkı maddesi olarak E numarası E162‘dir.

Betanin E162 Rengi, kırmızıdan pembeye çalar. Isı, ışık ve oksijene karşı dayanıksızdır. Dondurulmuş, Kurutulmuş ve kısa raf ömürlü ürünlerde kullanılması uygundur. Dondurma, yoğurt gibi ürünlede kullanılır.

Hibiskus Roselle ( Hibiscus sabdariffa )

Batı Afrika’ya kökenli bir Hibiskus türü olsa da bugün Güney Amerika’da yaygın olarak ekimi ve ticareti yapılmaktadır. 

Hibiskus, 2-2,5 m boyunda büyüyen, yıllık veya çok yıllık bir bitki veya odunsu tabanlı bir alt çalı türüdür. Yaprakları, beş loblu olup 8-15 cm uzunluğundadır.

Hibiskus çiçekleri, her yaprağın tabanında koyu kırmızı noktalı soluk sarı renkli ve sağlam etli olup beyaz 8-10 cm çapındadır.

Riboflavin E101

Riboflavin, ya da E101, gıdalarda sarı renk elde etme ve B2 vitamin takviyesi amacıyla kullanılır. Riboflavin E101, kimyasal olarak suda çözünür. Isıya dayanıklıdır. Sütten elde edilen ürünlerde, mısır gevreği ürünlerinde ve sarı renkli tatlılarda kullanılır.

Klorofil E140

Klorofil E140, Yeşil renk elde etme amacıyla kullanılan doğal gıda boyalarıdır. Yeşil rengin baskın olduğu ıspanak, ısırgan, maydanoz ve diğer yeşil renki bitkilerden elde edilir.

Klorofil yeşil yapraklı bitkilerin tümünde bulunan, bitkiye yeşil rengini veren pigmenttir. Klorofil E140 suda çözünür, ısı dayanımı yüksektir.

Yeşil renkli olması gereken şekerlemelerde ve çeşitli süt ürünlerinde kullanılır. Tamamen doğaldır.

Doğal Gıda Renklendiricileri

PERPA HABERLERİ

PERPA HABER ANA SAYFA

PERPA İLETİŞİM