Türkiye’nin 2023’te 500 milyar dolar ihracat hedefine ulaşması için ‘E-ihracat seferberliği’ başlatıldı. Ekonomi Bakanlığı’nın desteği, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Alibaba.com, Halkbank ve Vakıfbank işbirliğiyle KOBİ’ler Alibaba.com’da herhangi bir bedel ödemeden, küresel pazar yerlerine üye olabilecek.

e-ihracat
EKONOMİ Bakanlığı destekleriyle, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Alibaba.com, Halkbank ve Vakıfbank tarafından geliştirilen yeni e-ticaret projesi ile TOBB’a bağlı oda ve borsalara üye olan şirketlerin e-ihracat fırsatına erişimlerinin sağlanması amaçlanıyor. Yeni projeyle birlikte, Alibaba.com’a Global Gold Supplier üyesi olmak isteyen oda ve borsa üyesi şirketler için üyelik bedelinin yüzde 80’i Ekonomi Bakanlığı, yüzde 20’si ise Halkbank ve Vakıfbank tarafından karşılanacak.
E-ihracat Ön Finansmanı TOBB’dan

E-ihracat
Projenin önemine dikkat çeken TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı: “TOBB tarafından başlatılan ‘E-ihracat Seferberliği’ ile oda ve borsalara üye olan, ihracata konu olabilecek alanlarda faaliyet gösteren Türk şirketleri e-ihracat platformlarına ücretsiz üye yapılacak. Üyelik bedelinin ön finansmanını TOBB gerçekleştirecek, söz konusu bedelin yüzde 80’ini Ekonomi Bakanlığı, yüzde 20’sini ise Vakıfbank ve Halkbank karşılayacak. Şirketlerin üye oldukları platformda kendilerini doğru konumlandırmalarını sağlamak için Türkiye’nin dört bir yanında kitlesel bir eğitim programı da düzenlenecek. Ayrıca projenin etkisi de düzenli aralıklarla ölçülecek. Ekonomi Bakanlığımızın destekleriyle başlattığımız bu projenin Türkiye’nin ihracat tarihinde bir kırılma noktası olacağına inanıyorum.”

E-ihracat
Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: “İhracatı ülkeler değil, firmalar gerçekleştirir. Türkiye 2023 ihracat hedefine ulaşmak için ihracatçı sayısını artırmak zorunda. Bugün Türkiye’de faaliyet gösteren 1.5 milyon girişimcinin, sadece 72 bini, yani yüzde 5’i ihracatçı. 2007’de ihracatçı sayısı 48 bin iken, son 10 yılda hızlı bir artışla, mevcut ihracatçıların yarısı kadar yeni ihracatçı, ekonomiye dahil oldu. Bugün gelinen nokta itibarıyla 72 bin ihracatçı bize yetmiyor. Örneğin, bize en yakın ekonomi olan İtalya’ya bakalım. Türkiye’nin ulaşmak istediği 500 milyar dolar ihracat hacmini, İtalya 195 bin ihracatçıyla yakaladı. Demek ki, Türkiye’nin 2023 ihracat hedefine ulaşabilmesi için ihracatçı sayısını da üç kat artırmak gerekiyor. Geliştirmemiz gereken ikinci alan, ihraç pazarlarımız. İhracatta ekseni büyütmek, ufkumuzu genişletmek zorundayız. Şu an Türkiye’nin ihracat menzili yaklaşık 2 bin 900 kilometre. Ama mesela Kore’ninki bunun iki katı kadar, tam 5 bin 700 kilometre. Hindistan içinse bu menzil 6 bin 200 kilometre civarında.”
E-TİCARETİN PAYI

E-ihracat
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye’de e-ticaretin bir sonraki adımını atmak üzere burada olduklarını belirterek sözlerine devam etti: “E-ticaret, büyük bir dalga olarak geliyor. Ekonomi Bakanlığı olarak 2 sene önce başlattığımız e-ticaret sitelerine üyelik desteğini şimdi yüzde 100 destek kapsamına aldık. Hedefimiz, 10 bin üye dedik, şu anda hedefimiz 100 bin üye. TOBB, en yaygın teşkilat olarak bu süreçlerin gerekliliklerini yürütecek. Global e-ticaretin büyüme hızı yüzde 20. E-ticaretin dünya ticaretinden aldığı pay, son 2 senede 2.5 katına çıktı. Önümüzdeki 5 yıl içinde ticaretin yüzde 50’sinin e-ticaret olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Biz burada Türkiye’nin mikro KOBİ’leri de dahil olmak üzere tüm KOBİ’leri hedefliyoruz ve bu KOBİ’leri harekete geçirebilirsek, 500 milyar dolar hedefimize ulaşabilir, Türkiye’nin kendi uluslararası devlerini çıkartma hedefini yakalayabiliriz. Bu süreçte, Türkiye’de bu konuda algı oluşturmamız için tam bir seferberlik olması gerekiyor. Bu anlamda kadın girişimcileri de çok önemsiyorum.”
HEDEFİMİZ İHRACATÇI SAYISINI ARTTIRMAK

E-ihracat
PLATFORMA Türkiye’den 3.5 milyonu aşan sayıda üyeleri olduğunu belirten Alibaba.com Türkiye Ülke Müdürü Cüneyt Erpolat, “E-ticaret teşvik projesiyle, Türk KOBİ’lerinin uluslararası ticarete açılma oranına ciddi ivme kazandırdık. Şimdi bu yeni adımla, ihracatçıya yeni pazarlar yaratmayı, dış pazarlarda sürekli artan sabit müşteri portföyü oluşturmayı ve mevcut ihracatçıların verimliliğini artırmayı hedefliyor, her yıl ihracat yapan ihracatçı sayısını ve ihracat menzilini de yükseltmeyi amaçlıyoruz” dedi.
E-TİCARET SİTELERİNE GÜVEN DAMGASI VERECEK

E-ihracat
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Türkiye’de e-ticaretin gelişmesi için birçok başarılı faaliyet gerçekleştirdiklerine değinerek, “2016 yılında ‘TOBB E-ticaret Meclisi’ni kurduk. KOBİ’lerin işlerini nasıl dijital ortama taşıyabileceklerini gösterdik. Bir diğer önemli girişimde, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın yetkilendirmesiyle, önümüzdeki günlerde e-ticaret sitelerine güven damgası vermeye başlayacağız. Güven damgası uygulamasıyla birlikte, tüketicilerin elektronik mecralardan alışveriş yaparken karşılaştıkları güven eksikliğini gidermeyi hedefliyoruz” dedi.
DİJİTAL ENTEGRASYON ÇOK ÖNEMLİ BİR KONU

E-ihracat
REEL sektörün her türlü finansman ihtiyacına cevap vermek için çalıştıklarını belirten Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, şunları söyledi: “Uluslararası ekonomide daha güçlü bir oyuncu olmak ve dış ticaretten daha fazla pay alabilmek için yerli firmaların dijital platformlara entegrasyonunu sağlayabilmemiz çok önemli. Ekonomi Bakanlığı’nın himayesinde, Alibaba.com’un Türkiye temsilcisi E-Glober ve TOBB ile yaptığımız bu işbirliğinin, firmaların uluslararası pazarlama ve satış faaliyetlerine önemli bir katkı sağlayacağına inanıyoruz.”
KOBİ’LERİN YANINDAYIZ
VAKIFBANK Genel Müdürü Mehmet Emin Özcan, “KOBİ’lerimizin dijitalleşerek küresel rekabette güçlü bir şekilde yer almalarını önemsiyoruz. Ekonomi Bakanlığımızın öncülüğü ve TOBB’un önemli katkılarıyla KOBİ’lerimizin günümüz e-ticaret dünyasının önemli pencerelerinden biri olan Alibaba.com’da yer alacak olmalarından büyük heyecan duyuyoruz. Artık her sabah binlerce kapının yalnızca fiziki mekanlara değil tüm dünyaya açılacağını biliyoruz. Bu amaçla elimizi taşın altına koyarak bir kez daha KOBİ’lerimizin yanındaki güç olduğumuz için mutluyuz” dedi.
YENİ YILDIZLAR KAZANDIRACAĞIZ
KOBİ’lerin gelişiminin önemine dikkat çeken Alibaba.com’un Türkiye’deki iş ortağı E-Glober Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, ”Alibaba.com ve Alibaba Cloud’un Türkiye’deki tek yetkili iş ortağı E-Glober olarak yeni markamız TradeFive ile amacımız ihracata yeni yıldızlar kazandırmak, ticareti dijitalleştirerek Türk KOBİ’lerini uluslararası oyuncular haline getirmek. Ticaretin kuralları yeniden yazılırken, dünyanın ticareti hızla internete taşınıyor” diye konuştu.
Kaynak
E-ihracat Rehberi
E-ihracat nedir? Sunduğu fırsatlar, muafiyetler ve teşvikler nelerdir?
Günümüzde E-İhracat yapmak çok kolay hale gelmiştir, sayısız avantajları vardır ve satıcı-alıcı tüm tarafları korumaktadır. E-İhracat Rehberi yazı dizisi içerisinde, sektör tanımlarını, nereden başlanır, planlama ve strateji nasıl yapılmalıdır, hangi ülkede hangi profildeki alıcılar vardır, başarılı örnekler ve vaka incelemeleri, A’dan Z’ye tüm bu konuları aktaracağım ve çözüm önerilerimi siz değerli okuyucular ile paylaşacağım.
E-İhracat nedir? Küresel ticaret veya sınır ötesi ticaret tanımları neyi ifade etmektedir?
E-İhracat nedir, bunu açıklayarak yazıma başlayalım. Üç farklı daire düşünün ve birisi E-Ticaret, bir diğeri Bireysel Müşteri ve son dairemiz de Mikro İhracat işlemini temsil etsin. En bilinen ve en doğru tabiriyle bu üç dairenin kesişim kümesine “E-İhracat” diyebiliriz.
Bir örnekle açıklayacak olursam; online satış sayfanıza (e-ticaret siteniz, Instagram, Facebook sayfanız vb.) ulaşıp sipariş veren yurt dışındaki bireysel müşteriniz adına resmi ve KDV’siz satış faturası düzenleyip, bu siparişi (paket) mikro ihracat yoluyla (ETGB düzenlenerek) çıkışını sağladığınızda E-İhracat yapmış oldunuz.
Peki nedir ETGB ve Mikro İhracat?
Türkiye’de E-İhracat’ın gelişimi de aslında Mikro İhracatın sunduğu avantajlar sayesinde olmuştur. En kısa tanımıyla Mikro İhracat; 150 KG ve 7,500 EUR limitine kadar ETGB (Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı) ile yurt dışına ihraç edilen bedelli ihracatlara verilen isimdir. ETGB, ihracatta ekspres taşıyıcılar yani operatörler tarafından elektronik ortamda düzenlenen bir beyandır ve bu beyanı düzenleyebilmek için gümrük müşavirlerine ihtiyaç yoktur.
Sınır Ötesi Ticaret veya Küresel Ticaret tanımlarının kullanımı, İngilizce’deki “Cross Border eCommerce”, “Borderless eCommerce” veya “Cross Border Trade” tanımlarından feyzalınarak ve Türkçe tercümesi yapılarak çıkmıştır. Türkiye’deki KOBİ’ler açısından düşünecek olursak, bana göre pazarlama mesajlarında hoş duran bu tanımlar, aktarmak istenilen mesaj ve fırsatlar yönünden bakarsak çok büyük oranda E-İhracat hedefleri ile birebir aynıdır.
Ülkemiz adına çok iyi bir gelişme olarak, yakın zamanda E-İhracat Stratejisi ve Eylem Planı (2018 – 2020) kabul görmüştür ve 6 Şubat 2018 tarihli ve 30324 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Önümüzdeki günlerde E-İhracat Stratejisi ve Eylem Planı içerisinde birçok adım atılacaktır ve E-İhracat yapan işletmelerin süreçleri daha da kolaylaştırılırken, aynı zamanda sağlanan destekler de artırılacaktır. Detaylı şekilde buradan inceleyebilirsiniz.
Klasik ihracat ve E-İhracat arasındaki temel farklar nelerdir?
Uluslararası ticarette uymamız gereken katı kurallar vardır ve bu kurallar genel bir tabirle, ülkedeki; üreticileri, vergi ödeyen işletmeleri, vatandaşlarının haklarını ve güvenliklerini, ikili anlaşmalar ve diğer ülkeler ile olan ticaret ilişkilerini dikkate alarak hazırlanmaktadır.
Pratiklerden yola çıkarsak, yurt dışına ihracat yaptığımızda en fazla işlem zamanı harcanan veya en yüksek masrafı oluşturan genellikle gümrük işlemleri olmaktadır. Yurt dışına bir mal gönderirken gerek (ihracat) Türkiye’den çıkışında, gerek de hedef ülkeye girişinde (ithalat) taviz vermeden takip edilmesi gereken ve katı kurallara bağlı olan işlem adımları vardır.
Klasik İhracatta, yani işletmeden işletmeye gerçekleşen ihracatta, satılan ürüne göre, satış tutarına göre, taşıma tipine göre, müşterinizin ülkesine göre vb. onlarca farklı parametreyi ele alarak, dikkat etmeniz gereken yüzlerce farklı faktör olabilir. Pratiklerden yola çıkarak, konuyu aklınızda daha iyi canlandırabilmeniz adına E-İhracat’ın Klasik İhracat’a göre avantajını örnekler ile açıklamak isterim.
Örnek 1
Rusya’nın Novosibirsk şehrinden bir işletme ürün kataloğunuzu gördü ve sizden Hazır Giyim ve Ayakkabı ürünleri sipariş etti ve 10 gün içerisinde teslim olmasını talep etti. Ödemenizi de peşin olarak banka hesabınıza yaptı.
Olası Vaka 1.1: Klasik İhracat yoluyla bu siparişi işleme aldığınızda, Rusya Federal Gümrük Servisi marka sertifika belgesi, her bir ürün grubu için hijyen sertifikası ve büyük ihtimalle laboratuvar analizi, şirket belgeri ve fatura tercümesine varıncaya kadar talepleri olacaktır ve sizin tarafınızda zahmetli ve masraflı bir sürecin içerisine gireceksiniz. Büyük ihtimalle siparişi 10 gün içerisinde teslim etme imkanınız olmayacak ve siparişi kaçıracaktınız veya işleme aldığınızda kötü bir müşteri tecrübesi ile sonuçlanacak ve markanız/işletmeniz itibar kaybı yaşayacaktı.
Olası Vaka 1.2: Eğer ki bu siparişi Kurye/Numune gönderim olarak yapsaydınız, çok büyük ihtimalle Rusya Federal Gümrük Servisi gümrüklemeye izin vermeyeceği için ve sonrasında Türkiye’ye zorunlu iadesi yapılması gerektiği için, bu süreç kötü bir müşteri tecrübesi ile sonuçlanırken, siparişi kaçırmanıza ek olarak siparişi gönderim ve yüklü miktardaki siparişin iade operasyon ücretlerini ödemek zorunda kalacaktınız.
Örnek 2
Rusya’nın Novosibirsk şehrinden bir işletme ürün kataloğunuzu gördü ve müşterileri adına sizden Hazır Giyim ve Ayakkabı ürünleri sipariş etti ve 10 gün içerisinde teslim olmasını talep etti. Siparişler için de ödemenizi peşin olarak banka hesabınıza yaptı.
Olası Vaka 2.1: Bu siparişleri müşteri bazında hazırlayıp, müşterilerinizin gerekli adres ve iletişim bilgilerini de temin ettiğiniz taktirde, belge tercümesi, hijyen sertifikası süreçlerine girmeden, kolay, hızlı ve ekonomik olarak ve 10 gün altındaki bir sürede siparişleri teslim edebilirsiniz.
B2CDirect’in sunduğu E-İhracat çözümleri sayesinde, onlarca işletme her ay yüzlerce sayıdaki yurt dışı siparişini bu örnekte aktardığım gibi göndermektedir ve uçtan-uca, her şey dahil bir hizmet alabilmektedir.
E-İhracat’ın Klasik İhracat’a göre avantajları oldukça fazladır ve en önemli olanlarını aşağıdaki tabloda sizler için derledim.
Ülkelerin B2C siparişlerdeki sunduğu gümrük vergisi muafiyetleri nelerdir?
Yukarıdaki karşılaştırma tablosunda görebileceğiniz üzere, gümrükleme masrafları ve gümrükleme hızı konularında E-İhracat açık ara öndedir. Bu sağladığı avantajların ötesinde, direkt olarak bireysel müşterinize (B2C) satış yaptığınız için, müşterinizin yani siparişin alıcısı ülkesindeki B2C gümrükleme vergi muafiyetlerinden de faydalanabilirsiniz. Bu faydalara geçmeden önce Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu, kısa adıyla GTİP’i inceleyerek başlayalım.
GTİP
Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu için kullanılan kısaltmadır. Ülkemizde 12 haneden oluşan GTİP, Dünya Gümrük Örgütü’nün standart hale getirdiği armonize sistemden alınan ve tüm dünyada ürünlerin/malların tanımlanması ve sınıflandırılması için kullanılır. Bu kodun ilk 6 hanesi armonize sistem tarafından belirlenir ve ülkeler tarafından herhangi bir değişiklik yapılmasına izin verilmez, sonraki 2 haneyle beraber ilk 8 hane aynı bölgedeki ülkeler için (örneğin Avrupa Birliği üyesi ülkeler ve Türkiye’de) ortaktır. Sonraki 2 hane hangi ulusa ait olduğunu gösterirken son kalan iki haneyle beraber ürünün tam istatistik kodu belirlenmiş olur.
Dünya Gümrük Örgütü’ne bağlı 170’den fazla ülkede kullanılmakta olan ürün kodlama sistemine armonize sistem (Harmonized Commodity Description and Coding System, HS Code) denilmektedir. Bu armonize sistem;
Gümrük vergilerinin tespitinde,
Uluslararası ticaret istatistiklerinin tutulmasında,
Menşe kurallarının saptanmasında,
Yerel vergilerin tespit edilip toplanmasında,
Ticaret müzakerelerinde (Dünya Ticaret Örgütü toplantılarında),
Nakliye vergileri ve istatistikleri için,
Dış ticareti kontrollere bağlı ürünlerin izlenmesinde (atıklar, ozon tabakasına zarar veren kimyasallar vb. kullanılmaktadır.
Gümrükleme işlemlerinde bilmeniz gereken önemli konulardan birisi de, tercih ettiğiniz teslimat hizmetin DDP veya DDU mu olduğunu bilmenizdir. Kısaca açıklayalım;
DDP: Delivered Duty Paid yani Gümrük Vergileri Ödenmiş Teslimat anlamına gelmektedir. Gümrük vergisi ve harçları hizmet alan tarafa (yani E-İhracat yapan tarafa) fatura edilir ve Alıcınız (yani müşteriniz) gümrük ödemeleri dahil bütün bir hizmet almış (sipariş vermiş) olur.
DDU: Delivered Duty Unpaid yani Gümrük Vergileri Ödenmemiş Teslimat anlamına gelmektedir. Gümrük vergisi ve harçları gümrüğe vardığında hesaplanır ve Alıcınız (yani müşteriniz) tarafına fatura edilir. E-İhracat yapan taraf gümrük vergilerinden sorumlu olmaz.
GDDP: Guarenteed & Delivered Duty Paid yani Gümrük Vergileri Garantili ve Ödenmiş Teslimat anlamına gelmektedir. Türkiye’de ilk ve tek olarak B2CDirect tarafından bu hizmet sunulmuştur ve 30’dan fazla sayıdaki ülkede uygulanabilmektedir. Buradaki sunulan hizmet ile sipariş bilgisi B2CDirect lojistik platformuna aktarıldığı anda (veya öncesinde de mümkündür) gümrük vergisi ve harçlar hesaplanır ve garanti edilir. GDDP hizmeti ile aynı zamanda (ortalamada) 24 saatte gümrükleme hizmeti garantisi de sunulur.
Bu bilgiler ışığında, en iyi müşteri deneyimi ve en hızlı teslimat çözümü için DDP teslimat hizmetinin alınması önem kazanmaktadır. E-İhracat’ın getirdiği işlem kolaylıkları ve B2C gümrük vergi muafiyetlerini bir arada düşündüğümüzde yurt dışından gelen siparişleri yönetmek hayli kolay olacaktır. Pratiklerden yola çıkarak, konuyu aklınızda daha iyi canlandırabilmeniz adına örnekler ile açıklamak isterim.
Örnek 1
turkishfashion.com adında veya Facebook’da veya Instagram’da vb. işletmeme ait bir online satış sayfam olsun. Rusya’dan, Almanya’dan, Ukrayna’dan, Amerika’dan, Katar’dan vb. onlarca farklı ülkeden sipariş aldığımda ilk sırada yapmam gereken, müşteriye yönelik iletişim ve adres bilgilerini detaylı olarak almam gerekecektir.
Olası Vaka 1.1: Rusya’dan 20 farklı sipariş aldım ve tüm siparişlerimin alıcıları farklı ve her bir siparişin tutarı 1.000 EUR altında olsun.
Bu noktada E-İhracat yapan taraf olarak tek sorumluluğum, müşterim adına KDV’siz satış faturası hazırlamak, sipariş-alıcı bilgilerini ve paketlerini teslimat iş ortağıma aktarmak olacaktır.
Sonrasında ise, hizmet alan taraf yani işletmem adıma ETGB’nin düzenlenmesi, siparişlerin Türkiye’den ihracatı, Rusya’daki gümrükleme işlemleri ve son adımda müşterimin kapısına kadar götürüp teslim edilmesine kadar tüm süreçleri teslimat iş ortağım gerçekleştirecektir.
Olası Vaka 1.2: Almanya’dan ve Fransa’dan toplamda 20 farklı sipariş aldım ve tüm siparişlerimin alıcıları farklı ve Almanya’daki sadece 5 sipariş 22 EUR üzerinde ve diğer 15 siparişteki her bir siparişin tutarı 22 EUR altında olsun.
Bu noktada E-İhracat yapan taraf olarak tek sorumluluğum, müşterim adına KDV’siz satış faturası hazırlamak, sipariş-alıcı bilgilerini ve paketlerini teslimat iş ortağıma aktarmak olacaktır.
Sonrasında ise, hizmet alan taraf yani işletmem adıma ETGB’nin düzenlenmesi, siparişlerin Türkiye’den ihracatı, Avrupa’daki gümrükleme işlemlerinin yapılması, 22 EUR üzerinde 5 Almanya siparişi için gümrük vergisinin ödenmesi ve son adımda müşterimin kapısına kadar götürüp teslim edilmesine kadar tüm süreçleri teslimat iş ortağım gerçekleştirecektir.
Yukarıda açıkladığım bu kurgular size hayal gibi geliyor veya çok zor görünüyor ise, B2CDirect E-İhracat çözümlerini kullanarak fikirlerinizin pozitif yönde değiştiğinden ve işlerinizdeki karlılığın/verimliliğin artacağından emin olarak bahsedebilirdim.
E-İhracat yaparken teşviklerden, muafiyetlerden veya devlet desteklerinden yararlanabilir miyim?
Bu sorunun en kısa ve en net cevabı, kesinlikle evet olacaktır. E-İhracat = İhracattır ve E-İhracat sağladığı verimlilik, getirdiği avantajlar dışında diğer İhracat türlerine göre, teşvikler ve muafiyetler konusunda eksikleri yoktur.
Bireysel müşteriniz adına KDV’siz fatura kesebilir ve ihracatta sağlanan KDV İadesinden faydalanabilirsiniz. Aynı zamanda, gerek özel bankalar, gerek de devlet tarafından sunulan özel ihracatçı kredileri, ihracatçı teşviklerinden de faydalanabilirsiniz.
Kaynak
E-İhracat Yapacaklara 8 Öneri
Fiziksel sınırların kalktığı, anında bilgi alışverişinin sağlanabildiği günümüz dünyasında her alanda görülen bu genişleme, ticarette de etkilerini ortaya koyuyor. Hızla gelişen ve geleneksel mağazacılığa alternatif olmaktan çok rakip olma yolunda ilerleyen e-ticaret, uluslararası piyasada var olmak için mükemmel bir araç.
Yurt dışına satış yapmak ya da buralarda faaliyet yürütmek için kısacası e-ihracat yapmak içinse dikkat edilmesi gereken birkaç nokta, basit ama etkili adım bulunuyor. Bu adımları takip etmek, e-ihracatta başarılı olmak için büyük bir mesafe kat etmek anlamına geliyor.
1- Hedef Kitlenizi Belirleyin
Yurt dışına açılmadan önce ürün ya da hizmetlerinize uygun hedef kitlenizi iyi tespit edin. Doğru pazarlama stratejileri kurmak için ürünü iyi tanımak, hitap edilen kitlenin alışkanlıklarını, ihtiyaçlarını ve beklentilerini iyi takip etmek gerekir.
2- Ürünü Tanıyın
E-ticaret firmalarının e-ihracatta başarılı olabilmeleri için kullanıcıya sundukları ürün ya da ürünleri iyi analiz etmeleri gerekir. Maliyet-kar oranı yüksek, beklentilere ve ihtiyaçlara uygun ya da yeni talepler oluşturabilecek kadar dikkat çekici, sonrasında problem çıkarmayacak ürünlere yönelmek daha doğru olabilir. Ayrıca satışı kolay ve stok sorunu yaratmayan ürünlere yönelmek ilk aşamada daha sağlıklı adımlar atılmasına yardımcı olabilir.
3- Doğru Pazarlama Stratejisi ve Çoklu Kanal Kullanımına Dikkat Edin
Hedef kitle belirlendikten sonra bu kitleye nasıl ulaşılacağına dikkat edilmelidir. Dijital kanallardan hangilerinin kullanılacağı, hangi sıklıkta ve ne tür içeriklerle pazarlama çalışmaları yapılacağı, sosyal medyanın gücünden nasıl faydalanılacağı, yola çıkmadan önce belirlenmelidir. Ayrıca trendleri takip etmek de hedef kitleye daha kolay ulaşılmasında rol oynayabilir.
4- Pazarı İyi Analiz Edin
E-ihracatı yapılacak ürünler kadar ihracatın yapılacağı pazar da önemlidir. Bölgenin potansiyeli, rakip analizi, benzer ürünler ve avantajlar-dezavantajlar incelenerek piyasaya hakim olmak, daha gerçekçi adımlar atılabilmesini ve yaşanması muhtemel problemlerin önceden önlenebilmesini beraberinde getirir.
5- Bir Web Sitesi Mutlaka Bulunmalı
Tüketiciler üzerinde güven algısı oluşturmak, farklı soru ve sorunlar için ulaşılabilir bir kaynak olmak, ayrıntılı bilgiler sunmak önemlidir. Bu da ihracat yapan firmanın web sitesi aracılığıyla sağlanabilir.
6- Sosyal Medyada Aktif Olun
Tüketicinin nabzını tutmak, onlarla etkileşime geçmek ve marka bilinirliğini arttırmak için sosyal medyada mutlaka var olmak ve hatta aktif olmak gerekiyor. Bu yolla müşterilerle doğrudan iletişime geçilerek hız ve pratiklik sunulması hem müşteri memnuniyetini beraberinde getirir hem de sadık müşteri kitlesi oluşturulmasına atkı sağlar.
7- Müşteri Bilgilerini Düzenli Saklayın
Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM) sistemine sahip olarak müşteri bilgilerini, alışveriş sıklıklarını ve ilgi alanlarını bir havuzda biriktirmek hem profesyonel bir imaj yaratmak hem de problemlere hızlı ve akılcı çözümler üretmek bakımından değerlidir. Müşteriyle kurulan her temasta elde edilen verileri kayda geçirmek, sonraki aşamalarda daha hızlı yol alınmasına yardımcı olur.
8- Uluslararası B2B Sitelerinde Aktif Olun
Uluslararası online alışverişin temel noktaları arasında yer alan alibaba.com, tradeatlas.com, archiexpo.com, fordaq.com gibi B2B sitelerinde yer almak, bu alanlarda kurumsal bir imaj çerçevesinde ürünleri satışa sunmak, dünyanın birçok farklı noktasındaki kullanıcılara tek bir platform aracılığıyla ulaşılmasını sağlar. Üstelik devlet kurumları, bu platformlara üye olunması durumunda üyelik ücretinin çok büyük bir kısmını karşılıyor ve e-ihracatçıların daha düşük maliyetlerle faaliyet yürütmesine imkan tanıyor.
Kaynak
TÜM HABERLER PERPA İLETİŞİM PERPA ANA SAYFA HAVALI POŞET
Kaansky Eleman İlanları
/3 Yorumlar/in Kaansky /tarafından sivaslioglu-perpaSatış ve Pazarlama Elemanı Kaansky Bilişim Sistemleri
/0 Yorumlar/in Kaansky Eleman, Satış Pazarlama Elemanları /tarafından sivaslioglu-perpaSatış ve Pazarlama Elemanı
Satış ve Pazarlama Elemanı
Satış ve Pazarlama Elemanı Kaansky Güvenlik Sistemleri
Elektronik güvenlik sistemleri satışı yapan firmamızda görevlendirilmek üzere Satış ve Pazarlama Elemanı alınacaktır.
KAANSKY BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ LTD. ŞTİ.
Perpa Ticaret Merkezi A Blok Kat: 11 No: 1481 Şişli – İstanbul
Telefon: 0212 210 52 26
KAANSKY ELEMAN İLANLARI SATIŞ PAZARLAMA ELEMANLARI PERPA İŞ İLANLARI
KAANSKY BİLİŞİM PERPA ANA SAYFA PERPA İLETİŞİM KAANSKY
Satış Takip Elemanları Bay Bayan Armed Güvenlik
/0 Yorumlar/in Armed Güvenlik eleman, Satış Pazarlama Elemanları /tarafından sivaslioglu-perpaSatış Takip Elemanları
Satış Takip Elemanları Bay Bayan Armed Güvenlik
Firmamızda çalıştırılmak üzere satış takibi yapabilecek bay-bayan personel alınacaktır.
Maaş + Yol + Sigorta
ARMED GÜVENLİK SİSTEMLERİ A.Ş.
444 6 911
0533 969 35 29
Perpa Ticaret Merkezi B Blok Kat:11 No: 1929 Şişli – İstanbul
Satış Takip Elemanları
Doğuştan satış temsilcisi olmak diye bir şey yoktur. İyi satış temsilcileri yaptıkları işi çok kolaymış gibi gösterirler ama sergiledikleri üstün performans, yeteneklerini geliştirmek için zaman harcadıklarının ve gelecekteki hedeflerine ulaşmak için sürekli olarak çaba gösterdiklerinin kanıtıdır.
Satış Takip Elemanları, İster ilk kez satış yapacak bir temsilci, isterseniz başlangıç seviyesine bir göz atmak isteyenlerden olun; birazdan okuyacağınız bu beş öneri, başarılı satışın ana kurallarıdır.
Satış Takip Elemanları için 5 Satış Önerisi
1) Hedeflerinizle yola çıkın
Eğer satış yapmayı öğreniyorsanız, en sondan başlayın ve geri geri gidin. Hedeflerinizi belirlemek ve onlar doğrultusunda performansınızı ölçmek (bu konuya sonra tekrar değineceğiz) başlamak için en önemli noktadır.
Kişisel satış hedeflerinizi oluşturmayı hiçbir zaman unutmayın. Şirketin %2’lik diliminde olan satış temsilcileri her zaman kendinden bahsettirir. İlgi çekerler, ustalık sergilerler, sürekli deneyim kazandırabilirler ve yönetirler. Davranışları ve hareketleri, sonuçların hep önünde gelir.
Şirketinizin %2’lik diliminde olmayı hedefleyin. Yarın gerçekleşecek bir hedef değil ve kolay da olmayacak ama her zaman en yüksekte olmak için çaba gösterin.
2) Satışın bir işlem olduğunun farkına varın
Satış bir sanattır deyip bunu bu kadar basite indirgememek lazım. Satış bir bilim ve bir teknolojidir!
Sektörde tanıdığım en başarılı satışçılar, birer bilim insanı ve klasik satış işlemini ölçülebilir yapma başarısını gösterebilmişlerdir. Eğer satışa bir işlem gözüyle bakmıyorsanız, olayı kaçırıyorsunuz demektir.
Satış, çok hızlı bir şekilde değişebilir ama bazı şeyler her zaman aynı kalacaktır. Müşteri kazanmak için, onların ürününüze duyduğu ihtiyaç ve ilgiyi anlamalı, neden harekete geçmediklerini belirlemeli ve satış yapmak için bir zaman çizelgesi oluşturmalısınız. Şirketinizin harekete geçiş tarzı eşsiz olmalıdır. Eğer her satış işlemini aynı yaparsanız, bir detay kaçırmanız çok olasıdır. Her işin kendine göre bir kural kitabının olmasının bir nedeni olduğunu anlamalısınız. Yani bir hedefle birlikte telefonun başına oturmadan önce şirketinizin işleyişini tamamen anlamak için yöneticilerinizle birlikte bir toplantı yapın.
Bu öğrenme süreci; ürününüzü nasıl konumlandırmanız gerektiğini, hedefleriniz doğrultusunda konuşurken hangi stratejileri kullanacağınızı, anahtar değer konumlandırmalarınızı anlamayı ve ideal müşterinizin nasıl olması gerektiğini keşfetmeyi de içerecek, başarılı satış sürecinizi oluşturacak birkaç faktörü belirleyebilmeniz için bunlar gerekli.
3) İşinizin acı tarafını belirleyin
Hedeflerinizin gerçekleşmesi aşamasında size getireceği acıyı tanımlamanız ve işe dair problemleri çözerken de bunları fark etmeniz gerekiyor. Eğer sürecin bir parçası biraz acı vericiyse, bu kimin umurunda ki?
Gerçek bir iş acısı, yönetim ofisinde ve toplantı odasında her gün çekilir. Biri muhtemelen tam da bu nedenle bütçeyi iptal eder. Eğer işlerinin başarıya ulaşması için bu kritik bir faktörse, işte size gidermeniz gereken gerçek bir iş acısı.
Bir satış temsilcisi olarak, potansiyel müşterilerinizle aranızda bir güven ilişkisi inşa etmelisiniz. Satın alacak kişiler, problemlerini anladığınızı ve çözecek kaynaklara sahip olduğunuzu bilmeyi isterler. Ama ilişkiniz, satış sonrasında da bitmez. Etik olarak sona ana kadar verdiğiniz söz ile birlikte yaşamanız gerekir. Potansiyel müşterilerinizi ürününüz ile bir bağ kurmaya hazırlayın ve onlara ihtiyaçları olan tüm yardımı sağlayın, sonuç olarak ellinizde bir adet mutlu müşteriniz olacak.
4) Her adımı ölçümleyin
Yapılmaya değer bir şey varsa, o da ölçümlemektir ve ölçümlenebilen her şey, geliştirilebilir. Hedeflerinizi oluşturduğunuz zamanı hatırlıyor musunuz? Onlar doğrultusunda performansınızı ölçümleme konusunda da çok titiz olun. Bugünkü satış rakamlarınızı biliyorsunuz, aynı rakamlara ayın sonunda da ulaşabilecek misiniz? Potansiyel müşterilerinizi, müşterilerinize çevirecek stratejiler oluşturuyor musunuz? Eğer cevabınız hayır ise, bir şeyleri değiştirme zamanı.
Bu ayki rakamlarınıza ulaşmak için çok geç olmasını beklemeyin. Eğer yaptığınız her şeyi ölçümlerseniz, büyümeden tüm sorunları çözebilirsiniz.
Bugünlerde ve bu dönemlerde, birçok özel kaynak mevcut. Zorlandığınız alanda yapacağınız basit bir Google sorgusu bile, işinize yarayacak birçok materyal olarak size dönecektir. Yöneticileriniz de size yardımcı olmaktan mutluluk duyacaktır ama çok geç olmadan yardım istediğinizde.
5) Satın almak isteyen kişilere satış yapın
Bu prensip, içerik satış metodolojisinin kalbinde yer almaktadır.
Satış Takip Elemanları, kariyerlerin ilk zamanlarında kendileriyle konuşmak istemeyen insanlara ulaşabilmek için fazlayla mesai harcamaktadır. Aksine iletişim kurmak isteyen insanlarla iletişim kurmak için daha fazla zaman harcanmalı.
İçerik pazarlamasının gücü budur. Yüsek kaliteli ve yardımcı olabilecek içerik yaratarak veya sergileyerek potansiyel müşterilerinizin size gelmesini sağlarsınız, böylece zaman kazanabilir ve satışları sonlandırmak için olasılığınızı artırırsınız.
ARMED GÜVENLİK İŞ İLANLARI ARMED GÜVENLİK SİSTEMLERİ
SATIŞ PAZARLAMA PERPA İŞ İLANLARI ANA SAYFA ARMED
Türkiye’nin ikinci 500 büyük sanayi kuruluşu raporu
/0 Yorumlar/in Haberler /tarafından sivaslioglu-perpaTürkiye’nin ikinci 500 büyük sanayi kuruluşu raporu
İstanbul Sanayi Odası (İSO), “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması”nın 2017 yılı sonuçlarını bugün açıkladı.
İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nun 2016 yılında 82,2 milyar TL olan üretimden satışları, 2017 yılında yüzde 30,9 artarak 107,6 milyar TL’ye yükseldi. İkinci 500 kuruluşlarının; “üretimden satışlar” ile “esas faaliyet karı” gibi temel bazı parametrelerde, tıpkı Mayıs sonunda açıklanan İSO 500 kuruluşlarındaki gibi iyi bir performans sergiledikleri görüldü.
İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasında; 2017 yılında üretimden satışlara göre ilk sırayı 309,4 milyon TL ile Oğuz Gıda aldı. İkincilik 309,2 milyon TL üretimden satışlarıyla Zeki Mensucat’ın oldu. Üçüncü sırada ise 308,3 milyon TL ile S.S. Marmara Zeytin yer aldı.
İkinci 500’de 102 yeni firma…
2017 yılında İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu sıralamasına 102 yeni firma girdi. Bunlardan 66’sı geçen yılki 1000 büyük kuruluşun dışından geldi. 36 kuruluş ise 2016 yılında İSO 500 içinde yer alan ama bu yıl İSO İkinci 500’e gerileyen şirketlerden oluştu.
Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2017 araştırmasının temel bazı verileri, geçen Mayıs sonunda açıklanan İSO 500 Büyük Sanayi Kuruluşu verileri ile önemli ölçüde benzerlikler gösteriyor.
Araştırmanın ortaya koyduğu veriler incelendiğinde; üretimden satışlardan bu satışlardaki reel değişime, esas faaliyet karından vergi öncesi kar ve zarar toplamına kadar; son yılların en iyi performansını ortaya koyan İSO 500 gibi; İkinci 500 kuruluşlarının da çok iyi bir performans sergiledikleri söylenebilir.
Bu bağlamda verilerin ayrıntılı analizlerine geçmeden önce İkinci 500 verilerinde en dikkat çeken göstergenin karlardaki sıçrama olduğunu vurgulamak gerekiyor. Hatta İkinci 500’ün karlarındaki artış oranlarının Birinci 500’ün de üzerinde gerçekleştiği görülüyor. 2017 yılında İkinci 500’de faaliyet karı yüzde 43,9, faiz, amortisman ve vergi öncesi kar (FAVÖK) yüzde 49,3, vergi öncesi kar ve zarar toplamı ise yüzde 67,2 büyüdü. Bu oranlar Birinci 500’de ise sırasıyla yüzde 34,8, yüzde 24,4 ve yüzde 40,7 olarak gerçekleşmişti.
İkinci 500’ün her üç kar büyüklüğüne reel olarak bakıldığında da Faaliyet karı yüzde 28,5, FAVÖK yüzde 33,4, vergi öncesi dönem kar ve zarar toplamı (VÖDKZ) yüzde 49,3 gibi çok ciddi artışların söz konusu olduğu görülüyor. Bu oranlar İSO 500’de aynı sırayla yüzde 20,5, yüzde 11,2 ve yüzde 25,7 olarak gerçekleşmişti.
İkinci 500’ün karlılıklarındaki bu olumlu verilere karşın, tıpkı İSO 500’de olduğu gibi İkinci 500’deki sanayi kuruluşlarının da ağır bir finansman yükü altında olduklarını ve 2017’deki faaliyet karlarının yüzde 42,8’ini finansman gideri olarak kaybettiklerini görüyoruz. 2017 yılında faizlerde görece bir düşüş olmakla birlikte bugünkü mevcut faizlerle bu karlılıkların sürdürülebilirliği mümkün görülmemektedir.
AR-GE harcamaları yükseliyor
İkinci 500 şirketlerinin AR-GE harcamalarını artırmaları araştırmanın dikkat çeken bir başka bulgusu oldu. İkinci 500 şirketleri geçen yıla göre AR-GE harcamalarını yüzde 68,5 artırarak 488,5 milyon TL’ye çıkarırken, AR-GE harcamalarının üretimden satışlara oranını da yüzde 0,35’den yüzde 0,45’e yükseltmeyi başardılar. İkinci 500’ün AR-GE yapan firma sayısı ise 177’den 188’e çıktı.
AR-GE harcamalarındaki artış oranı İSO 500 şirketlerinde yüzde 23,7 iken, yapılan harcamaların üretimden satışlara oranı da yüzde 0,57’den yüzde 0,53’e gerilemişti. AR-GE yapan firma sayısı da 239’dan 254’e yükselmişti.
İSO İkinci 500 şirketlerinin başarılı olduğu bir diğer alan da ihracat oldu. İkinci 500’ün ihracatı üç yıl aradan sonra yeniden artış gösterdi. 2014’te yüzde 5,4, 2015’te yüzde 17, 2016’da yüzde 2,8 oranında gerileyen İSO İkinci 500’ün ihracatı 2017 yılında yüzde 16,9 oranında artarak 8,9 milyar dolara yükseldi. İSO 500’de olduğu gibi İSO İkinci 500’de de ihracat artışı, Türkiye ihracat artışının üzerinde gerçekleşti.
Temel göstergelerle İkinci 500…
Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2017 araştırmasının temel bulgularının ayrıntılarına geçmeden önce; özellikle, finansman giderlerinin İSO 500’de olduğu gibi, İSO İkinci 500’de de sanayi kuruluşlarının karlılıklarında temel belirleyici olmayı sürdürdüğünü söylemek gerekiyor.
Sıralama ölçütü olarak üretimden satışların kullanıldığı İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasının 2017 yılı sonuçlarında dikkat çeken temel bazı verilerin şu şekilde ortaya çıktığı görüldü.
İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nun 2016 yılında 82,2 milyar TL olan üretimden satışları, 2017 yılında yüzde 30,9 artarak 107,6 milyar TL’ye yükseldi. 2016 yılında reel olarak hemen hemen aynı kalan üretimden satışlar, 2017 yılında oldukça güçlü bir performans gösterdi.
2017 yılında faaliyet giderlerinde yaşanan göreceli daha yavaş artışın da katkısıyla İkinci 500’ün faaliyet karlılığında önemli bir iyileşme yaşandı. 2016 yılında 8,7 milyar TL olan toplam faaliyet karı, 2017’de yüzde 43,9 artarak 12,5 milyar TL olarak gerçekleşti. Faaliyet karının net satışlara oranı da aynı dönemde yüzde 9,4’ten yüzde 10,3’e yükseldi.
Araştırmanın sonuçları, sanayi kuruluşlarının 2016 yılında 4,4 milyar TL olan finansman giderlerinin 2017 yılında yüzde 21,7 oranında artarak 5,4 milyar TL’ye ulaştığını ortaya koyuyor. Finansman giderlerinin net satışlara oranı da 0,3 puan azalarak yüzde 4,4 oldu.
2017 yılında İSO İkinci 500’ün FAVÖK ile vergi öncesi dönem kar ve zarar toplamı büyüklükleri de şöyle gerçekleşti. 2016 yılında 11,1 milyar TL olan faiz amortisman ve vergi öncesi kar büyüklüğü 2017’de yüzde 49,3 oranında artarak 16,6 milyar TL’ye yükseldi. Vergi öncesi dönem kar ve zarar toplamı da yüzde 67,2 oranında artışla 4,4 milyar TL’den 7,4 milyar TL’ye yükseldi. Her iki kar büyüklüğü de reel olarak önemli artışlar gösterdi.
Son yıllarda İSO İkinci 500’ün üretimden satışlarında görülen zayıf büyümenin, 2017 yılında yerini reel büyümeye bıraktığı görülüyor. Bu bağlamda 2017 yılında üretimden satışların reel olarak yüzde 17 büyümesi dikkat çeken bir faktör olarak öne çıkıyor.
Satışlardaki artışta iç ve dış talepteki büyümenin yanı sıra ihracat gelirlerinde etkili olan döviz kurlarındaki artışın da rol oynadığı tahmin ediliyor. Gerçekleşen bu reel büyüme oranının İSO İkinci 500’de son 14 yılın en yüksek ikinci oranı olarak dikkat çektiğini vurgulamakta yarar var.
2017 yılında küçük bir gerileme olsa da; finansman giderlerinin, sanayi kuruluşlarının karlılıklarında temel belirleyicilerden biri olmayı sürdürdüğü görülüyor. İkinci 500’de finansman giderlerinin faaliyet karına oranı 2017’de yüzde 50,6’dan yüzde 42,8’e geriledi. Sanayi kuruluşları 2017 yılında elde ettikleri karın daha düşük bir payını finansman giderlerine ayırdı. Buna rağmen sanayinin mevcut mali yapısı içinde faiz ve kur dalgalanmaları sanayi sektöründe karlılığı ve sermaye birikimini etkilemeye devam ediyor.
Finansal göstergeler içinde borçlanma ile özkaynakların dağılımını yansıtan kaynak yapısı, kuruluşların finansal yapılarını ortaya koyan en önemli göstergelerin başında geliyor.
Oranlara bakıldığında İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nun kaynak yapısında toplam borçların payı 2013-2016 döneminde yüzde 61,2 ile yüzde 60,5 arasında istikrar gösterdikten sonra 2017 yılında yüzde 66,2’ye yükseldiği dikkat çekiyor. Özkaynak payının ise yüzde 33,8 ile son 10 yılın en düşük seviyesine gerilediği görülüyor.
Araştırma sonuçları, İSO İkinci 500’de borç yükünün arttığını ortaya koyuyor. Özellikle mali borçlardaki artışın toplam borçlardaki artışa göre daha hızlı seyretmesi dikkat çekiyor. 2016’da 36,1 milyar TL olan toplam mali borçlar 2017’de yüzde 50,9 oranında artarak 54,5 milyar TL’ye ulaştı. Böylece mali borçların toplam borçlar içindeki payı 2016 yılında yüzde 58,1 iken, 2017’de yüzde 58,9’a ulaştı.
Mali borçların vade dağılımına baktığımızda, son yıllarda uzun vadeli mali borçlar lehine nispi bir iyileşmenin yaşandığı anlaşılıyor. 2016 yılında kısa vadeli mali borçların toplam mali borçlar içindeki payı 48,4 iken, 2017 yılında yüzde 40,5’e geriledi.
Orta-uzun vadeli borçlanma imkanlarının nispeten arttığını göstermesi açısından oldukça önemli olan bu gerilemede Türk Lirasındaki değer kaybının belirleyici rol oynamasının da gözden kaçırılmaması gerekiyor. Zira bilançolarda yer alan döviz cinsi mali borçların TL cinsinden değerlerinin artması, orta-uzun vadeli mali borçların toplam mali borçlar içindeki payını artırırken, kısa vadeli mali borçların payının önemli ölçüde gerilemesine neden olduğu görülüyor. Burada KGF teminatı aracılığıyla sağlanan kredilerin katkısını da unutmamak gerekiyor.
Son yıllarda paylaştığımız bir diğer önemli veri de kuruluşların devreden KDV yükü. 2017 yılında İSO 500’ün devreden KDV’si bir önceki yıla göre yüzde 20 oranında artarak 7,2 milyar TL’ye yükselmişti. Bu yük İkinci 500’de de artarak devam ediyor. İSO İkinci 500’ün devreden KDV’si, 2017 yılında daha yüksek bir oranda artarak yüzde 48,7 artışla 1,7 milyar TL’ye ulaşmış bulunuyor.
Sanayinin önemli göstergelerden biri olan duran varlıklar ile dönen varlıklar arasındaki döngünün İkinci 500’deki görünümüne bakıldığında; 2017 yılında duran varlıkların toplam varlıklar içindeki payı yüzde 41,5’e çıkarken, dönen varlıkların payı yüzde 58,5’e geriledi. Duran varlıklar lehine ortaya çıkan bu iyileşme, sanayicinin yatırım iştahı ve motivasyonunu göstermesi açısından önemli bulunuyor.
2017 yılında İSO İkinci 500’de kar eden kuruluş sayısı 434’e çıkarken, zarar eden kuruluş sayısı ise 66 oldu. Böylece İkinci 500 şirketleri, 2010 sonrasındaki en yüksek kar eden firma sayısına ulaşmış bulunuyor.
Faiz, amortisman ve vergi öncesi kar açısından bakıldığında ise kar eden kuruluş sayısı 2017 yılında 489 olarak gerçekleşti. Zarar eden kuruluş sayısı ise 11 oldu. 2014-2016 döneminde FAVÖK karı elde eden firma sayısı çok değişmezken, 2017 yılında son beş yılın en yüksek sayısına ulaşıldı.
İkinci 500’ün teknoloji yoğunluklarına göre yarattıkları katma değer verilerine bakıldığında 2017 yılında yaratılan katma değer itibarıyla en yüksek payı yüzde 46,2 ile düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin aldığı görülüyor.
Bu sanayi gurubun payı geçen yıla göre 2 puan yükselmiş. Orta-düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı ise 2017 yılında 3,1 puan düşmüş ve yüzde 27,2 olmuş durumda. Orta-yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı ise 2016 yılında yüzde 21,1 iken 2017 yılında yüzde 23,4’e yükseldi. Yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı ise 2016 yılında yüzde 4,3 iken 2017 yılında yüzde 3,1 oldu.
Bu tablo, Türkiye’de sanayinin yüksek katma değerli ve yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlere dönüşüm ihtiyacının sürmekte olduğunu gösteriyor. Ancak İSO 500 çalışmaları ölçüm yapılan son beş yıldır bu konuda henüz yeterli ilerleme sağlanamadığını açıkça ortaya koyuyor.
Sanayi sektörü istihdam ve nitelikli insan kaynağı açısından önemli alanların başında gelmeye devam ediyor. Bu çerçevede İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nda çalışan sayısındaki gelişmeler ile çalışanlara ödenen maaş ve ücretlerdeki artışlar önemli bir gösterge.
2017 yılındaki istihdam teşviklerinin de etkisiyle İSO İkinci 500’ün istihdamı yüzde 4,4 artarken, ödenen maaş ve ücretlerdeki artış da yüzde 14,2 olarak gerçekleşti.
2017 yılında İSO İkinci 500’de yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısı 4 adet daha azalarak 61’e indi. 2007 ile 2014 arasında İSO İkinci 500 içinde yer alan yabancı sermaye paylı kuruluş sayısı dalgalanma gösterirken, bu dalgalanma 2014 yılından sonra gerilemeye dönüşmüş gözüküyor. Yabancı sermaye paylı kuruluş sayısı 2017 yılında 61 ile son yılların en düşük seviyesine gerilemiş durumda.
İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu çalışmasında 2017 yılında üretimden satışlara göre ilk sırayı 309,4 milyon TL ile Oğuz Gıda aldı. İkincilik 309,2 milyon TL üretimden satışlarıyla Zeki Mensucat’ın oldu. Üçüncü sırada ise 308,3 milyon TL ile S.S. Marmara Zeytin yer aldı.
Liste için tıklayınız
Sanayide Büyüme Mayıs 2018
/0 Yorumlar/in Haberler /tarafından sivaslioglu-perpaSanayide Büyüme Mayıs 2018
Sanayi üretimi mayısta yüzde 6.4 büyüyerek beklentileri aşarken Türkiye ekonomisinin de ikinci çeyrekte büyüme performansını devam ettireceğini ortaya koydu. İlk çeyreğe göre sanayide yavaşlama olsa da analistler Türkiye’nin yüzde 5-6 bandında büyüyebileceğini belirtiyor.
Düşük viteste büyümeSANAYİ üretimi mayısta, geçen yılın mayısına göre takvim etkilerinden arındırılmış olarak yüzde 6.4 büyüdü ve yüzde 5.5 seviyesindeki beklentileri de aştı. Böylece sanayi üretimi ikinci çeyreğin ilk iki ayı nisanda yüzde 6.2, mayısta ise yüzde 6.4 yükseliş gösterdi. Her ne kadar ilk çeyrekteki yüzde 9.9’luk büyümenin yakalanması zor olsa da sanayi üretimi Türkiye ekonomisinin büyümesine yine güçlü bir destek vereceğini ortaya koydu. Yani her ne kadar bir hız kaybı olsa da sanayi üretiminin artışı sürdü. Mayıstaki yükselişte ihracatçı sektörlerin yanı sıra gıda gibi iç pazara yönelik üretim yapan sektörlerin de katkısı büyük oldu. Sanayideki artış ekonomide sert bir yavaşlama olmayacağını gösterirken analistler yüzde 5-6 seviyesinde bir ikinci çeyrek büyümesi bekliyor.
DAYANIKSIZ TÜKETİM
Türkiye İstatistik Kurumu’nun dün açıkladığı verilere göre mayısta mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış olarak sanayi nisan ayına göre yüzde 1.6 küçüldü. Yıllık üretim artışı ise devam ediyor. Ana mal gruplarında en yüksek artış yüzde 8.6 ile dayanıksız tüketim malları üretiminde oldu. Bu grupta, gıda, yiyecek, içecek, giyim gibi mallar yer alıyor ve bu grubun sanayi üretimi büyümesine katkısı 2.4 puan oldu. İkincilik ise yatırımların habercisi sermaye malı üretiminde. Yüzde 6.1 büyüyen sermaye malı üretiminin sanayiye katkısı 1.1 puan. Dayanıklı tüketim malı üretiminde ise yavaşlama var. Yüzde 5.8 artan üretimin katkısı 0.3 puanda. Dayanıklı tüketim malında otomotiv, beyaz eşya gibi ürünler yer alıyor. Bu ürünler de döviz kuru dalgalanmalarına direkt tepki veren sektörler.
Düşük viteste büyüme
GIDADA YÜKSELİŞ
Sanayi üretiminde en yüksek ağırlığa sahip imalat sanayinde ise yüzde 6.5’lik bir büyüme yakalandı. Tıpkı dayanıksız tüketim mallarında olduğu gibi imalat sanayinde de gıda ürünleri imalatındaki yükseliş dikkat çekici. Geçen yıl mayısa göre yüzde 14.5 üretim artışı yakalayan sektörün sanayi üretimine katkısı 1.9 puan. Geleneksek sektörlerimiz tekstil yüzde 5.3 büyümeyle 0.5 puanlık, giyim eşyaları üretimi de yüzde 6.2 büyümeyle 0.5 puanlık katkı yaptı.
Düşük viteste büyümeOTOMOTİVDE İVME KAYBI
İhracatçı sektörlerden kimya sektöründe ise büyüme yüzde 17.9. Bu artışın sanayi üretimine katkısı ise 0.9 puan. Plastik imalatından da yüzde 8.1’lik büyümeyle gelen 0.5 puanlık katkı var. Otomotiv sektörü hız kesti. Bu sektörde mayısta yüzde 2.6 gibi düşük bir üretim artışı yaşandı ancak haziran için işler iyi gitmiyor. Otomotiv Sanayicileri Derneği’nin (OSD) verilerine göre haziranda otomotiv üretimi yüzde 40 küçüldü. Otomotiv sektöründeki yaşanan daralmanın genel sanayi üretimi verilerine etkisi büyük olacak.
‘CEP’Çİ KATKISI
Daralan sektörler ise medya ile petrol ürünleri. Bu iki sektör sanayi üretimini 0.2 puan azalttılar. Bilgisayar ve elektronik imalatı ise yüzde 40.7’lik yüksek artışla dikkat çekiyor. Bu sektörde General Mobile’ın İstanbul İkitelli’de açtığı yeni cep telefonu fabrikasının katkısı büyük. Vestel’in de ihracat kaynaklı cep telefonu üretim kapasitesi artışı yüksek büyümeyi getirdi.
SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI MUSTAFA VARANK: ÜRETİM 20 AYDIR ARALIKSIZ BÜYÜYOR
SANAYİ ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, yaptığı açıklamada sanayi üretiminin mayısta piyasa beklentilerini aştığını ve yüksek büyümesini sürdürdüğünü belirtti. Varank, “Sanayi üretimi 20 aydır aralıksız büyümektedir. Bu veriler, yılın ikinci çeyreğinde de ekonominin sanayi üretimi öncülüğünde büyüdüğünü göstermektedir. Gerek iç tüketim ve ihracat tarafındaki gelişmeler, gerekse de kapasite kullanımlarının şu an geldiği durum sanayi büyümesine destek olmaktadır. İhraç ettiğimiz malların yüzde 94’ünün sanayi ürünlerinden oluştuğunu göz önüne alırsak; ihracat pazarlarımızın istikrarlı şekilde yoluna devam etmesi sanayinin daha da güçlenmesinin önünü açacaktır. Ayrıca, turizm sektöründeki canlanma sanayi sektörünün, önümüzdeki dönemde hızlanmasına yardımcı olacaktır” dedi. Sanayi üretimindeki büyümenin, istihdamda da kendini gösterdiğini vurgulayan Varank, şöyle devam etti: ”Türkiye, son açıklanan verilere göre bir yıl içinde toplam 852 bin yeni istihdam üretmiştir. Sanayi sektörü, yıllık bazda istihdamını oransal olarak en hızlı artıran sektör olmuştur. Türkiye’nin sıçrama yapma vakti gelmiştir. Sıçrama ise, teknolojiyi üreten ve ürettiği teknolojiyi sanayisiyle buluşturabilen, sanayide dijital dönüşümü yakalayan bir ekonomi eliyle oluşturulabilir. Bakanlığımız ülkemizin hızla sıçrama yapması ve hak ettiği yerlere kavuşması için sanayicilerin yanında olmaya devam edecektir.“
Kaynak
E-ihracat, E-ihracat Nedir, E-ihracat Rehberi, Alibaba
/1 Yorum/in Haberler /tarafından sivaslioglu-perpaTürkiye’nin 2023’te 500 milyar dolar ihracat hedefine ulaşması için ‘E-ihracat seferberliği’ başlatıldı. Ekonomi Bakanlığı’nın desteği, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Alibaba.com, Halkbank ve Vakıfbank işbirliğiyle KOBİ’ler Alibaba.com’da herhangi bir bedel ödemeden, küresel pazar yerlerine üye olabilecek.
e-ihracat
EKONOMİ Bakanlığı destekleriyle, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Alibaba.com, Halkbank ve Vakıfbank tarafından geliştirilen yeni e-ticaret projesi ile TOBB’a bağlı oda ve borsalara üye olan şirketlerin e-ihracat fırsatına erişimlerinin sağlanması amaçlanıyor. Yeni projeyle birlikte, Alibaba.com’a Global Gold Supplier üyesi olmak isteyen oda ve borsa üyesi şirketler için üyelik bedelinin yüzde 80’i Ekonomi Bakanlığı, yüzde 20’si ise Halkbank ve Vakıfbank tarafından karşılanacak.
E-ihracat Ön Finansmanı TOBB’dan
E-ihracat
Projenin önemine dikkat çeken TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı: “TOBB tarafından başlatılan ‘E-ihracat Seferberliği’ ile oda ve borsalara üye olan, ihracata konu olabilecek alanlarda faaliyet gösteren Türk şirketleri e-ihracat platformlarına ücretsiz üye yapılacak. Üyelik bedelinin ön finansmanını TOBB gerçekleştirecek, söz konusu bedelin yüzde 80’ini Ekonomi Bakanlığı, yüzde 20’sini ise Vakıfbank ve Halkbank karşılayacak. Şirketlerin üye oldukları platformda kendilerini doğru konumlandırmalarını sağlamak için Türkiye’nin dört bir yanında kitlesel bir eğitim programı da düzenlenecek. Ayrıca projenin etkisi de düzenli aralıklarla ölçülecek. Ekonomi Bakanlığımızın destekleriyle başlattığımız bu projenin Türkiye’nin ihracat tarihinde bir kırılma noktası olacağına inanıyorum.”
E-ihracat
Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: “İhracatı ülkeler değil, firmalar gerçekleştirir. Türkiye 2023 ihracat hedefine ulaşmak için ihracatçı sayısını artırmak zorunda. Bugün Türkiye’de faaliyet gösteren 1.5 milyon girişimcinin, sadece 72 bini, yani yüzde 5’i ihracatçı. 2007’de ihracatçı sayısı 48 bin iken, son 10 yılda hızlı bir artışla, mevcut ihracatçıların yarısı kadar yeni ihracatçı, ekonomiye dahil oldu. Bugün gelinen nokta itibarıyla 72 bin ihracatçı bize yetmiyor. Örneğin, bize en yakın ekonomi olan İtalya’ya bakalım. Türkiye’nin ulaşmak istediği 500 milyar dolar ihracat hacmini, İtalya 195 bin ihracatçıyla yakaladı. Demek ki, Türkiye’nin 2023 ihracat hedefine ulaşabilmesi için ihracatçı sayısını da üç kat artırmak gerekiyor. Geliştirmemiz gereken ikinci alan, ihraç pazarlarımız. İhracatta ekseni büyütmek, ufkumuzu genişletmek zorundayız. Şu an Türkiye’nin ihracat menzili yaklaşık 2 bin 900 kilometre. Ama mesela Kore’ninki bunun iki katı kadar, tam 5 bin 700 kilometre. Hindistan içinse bu menzil 6 bin 200 kilometre civarında.”
E-TİCARETİN PAYI
E-ihracat
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye’de e-ticaretin bir sonraki adımını atmak üzere burada olduklarını belirterek sözlerine devam etti: “E-ticaret, büyük bir dalga olarak geliyor. Ekonomi Bakanlığı olarak 2 sene önce başlattığımız e-ticaret sitelerine üyelik desteğini şimdi yüzde 100 destek kapsamına aldık. Hedefimiz, 10 bin üye dedik, şu anda hedefimiz 100 bin üye. TOBB, en yaygın teşkilat olarak bu süreçlerin gerekliliklerini yürütecek. Global e-ticaretin büyüme hızı yüzde 20. E-ticaretin dünya ticaretinden aldığı pay, son 2 senede 2.5 katına çıktı. Önümüzdeki 5 yıl içinde ticaretin yüzde 50’sinin e-ticaret olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Biz burada Türkiye’nin mikro KOBİ’leri de dahil olmak üzere tüm KOBİ’leri hedefliyoruz ve bu KOBİ’leri harekete geçirebilirsek, 500 milyar dolar hedefimize ulaşabilir, Türkiye’nin kendi uluslararası devlerini çıkartma hedefini yakalayabiliriz. Bu süreçte, Türkiye’de bu konuda algı oluşturmamız için tam bir seferberlik olması gerekiyor. Bu anlamda kadın girişimcileri de çok önemsiyorum.”
HEDEFİMİZ İHRACATÇI SAYISINI ARTTIRMAK
E-ihracat
PLATFORMA Türkiye’den 3.5 milyonu aşan sayıda üyeleri olduğunu belirten Alibaba.com Türkiye Ülke Müdürü Cüneyt Erpolat, “E-ticaret teşvik projesiyle, Türk KOBİ’lerinin uluslararası ticarete açılma oranına ciddi ivme kazandırdık. Şimdi bu yeni adımla, ihracatçıya yeni pazarlar yaratmayı, dış pazarlarda sürekli artan sabit müşteri portföyü oluşturmayı ve mevcut ihracatçıların verimliliğini artırmayı hedefliyor, her yıl ihracat yapan ihracatçı sayısını ve ihracat menzilini de yükseltmeyi amaçlıyoruz” dedi.
E-TİCARET SİTELERİNE GÜVEN DAMGASI VERECEK
E-ihracat
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Türkiye’de e-ticaretin gelişmesi için birçok başarılı faaliyet gerçekleştirdiklerine değinerek, “2016 yılında ‘TOBB E-ticaret Meclisi’ni kurduk. KOBİ’lerin işlerini nasıl dijital ortama taşıyabileceklerini gösterdik. Bir diğer önemli girişimde, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın yetkilendirmesiyle, önümüzdeki günlerde e-ticaret sitelerine güven damgası vermeye başlayacağız. Güven damgası uygulamasıyla birlikte, tüketicilerin elektronik mecralardan alışveriş yaparken karşılaştıkları güven eksikliğini gidermeyi hedefliyoruz” dedi.
DİJİTAL ENTEGRASYON ÇOK ÖNEMLİ BİR KONU
E-ihracat
REEL sektörün her türlü finansman ihtiyacına cevap vermek için çalıştıklarını belirten Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, şunları söyledi: “Uluslararası ekonomide daha güçlü bir oyuncu olmak ve dış ticaretten daha fazla pay alabilmek için yerli firmaların dijital platformlara entegrasyonunu sağlayabilmemiz çok önemli. Ekonomi Bakanlığı’nın himayesinde, Alibaba.com’un Türkiye temsilcisi E-Glober ve TOBB ile yaptığımız bu işbirliğinin, firmaların uluslararası pazarlama ve satış faaliyetlerine önemli bir katkı sağlayacağına inanıyoruz.”
KOBİ’LERİN YANINDAYIZ
VAKIFBANK Genel Müdürü Mehmet Emin Özcan, “KOBİ’lerimizin dijitalleşerek küresel rekabette güçlü bir şekilde yer almalarını önemsiyoruz. Ekonomi Bakanlığımızın öncülüğü ve TOBB’un önemli katkılarıyla KOBİ’lerimizin günümüz e-ticaret dünyasının önemli pencerelerinden biri olan Alibaba.com’da yer alacak olmalarından büyük heyecan duyuyoruz. Artık her sabah binlerce kapının yalnızca fiziki mekanlara değil tüm dünyaya açılacağını biliyoruz. Bu amaçla elimizi taşın altına koyarak bir kez daha KOBİ’lerimizin yanındaki güç olduğumuz için mutluyuz” dedi.
YENİ YILDIZLAR KAZANDIRACAĞIZ
KOBİ’lerin gelişiminin önemine dikkat çeken Alibaba.com’un Türkiye’deki iş ortağı E-Glober Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, ”Alibaba.com ve Alibaba Cloud’un Türkiye’deki tek yetkili iş ortağı E-Glober olarak yeni markamız TradeFive ile amacımız ihracata yeni yıldızlar kazandırmak, ticareti dijitalleştirerek Türk KOBİ’lerini uluslararası oyuncular haline getirmek. Ticaretin kuralları yeniden yazılırken, dünyanın ticareti hızla internete taşınıyor” diye konuştu.
Kaynak
E-ihracat Rehberi
E-ihracat nedir? Sunduğu fırsatlar, muafiyetler ve teşvikler nelerdir?
Günümüzde E-İhracat yapmak çok kolay hale gelmiştir, sayısız avantajları vardır ve satıcı-alıcı tüm tarafları korumaktadır. E-İhracat Rehberi yazı dizisi içerisinde, sektör tanımlarını, nereden başlanır, planlama ve strateji nasıl yapılmalıdır, hangi ülkede hangi profildeki alıcılar vardır, başarılı örnekler ve vaka incelemeleri, A’dan Z’ye tüm bu konuları aktaracağım ve çözüm önerilerimi siz değerli okuyucular ile paylaşacağım.
E-İhracat nedir? Küresel ticaret veya sınır ötesi ticaret tanımları neyi ifade etmektedir?
E-İhracat nedir, bunu açıklayarak yazıma başlayalım. Üç farklı daire düşünün ve birisi E-Ticaret, bir diğeri Bireysel Müşteri ve son dairemiz de Mikro İhracat işlemini temsil etsin. En bilinen ve en doğru tabiriyle bu üç dairenin kesişim kümesine “E-İhracat” diyebiliriz.
Bir örnekle açıklayacak olursam; online satış sayfanıza (e-ticaret siteniz, Instagram, Facebook sayfanız vb.) ulaşıp sipariş veren yurt dışındaki bireysel müşteriniz adına resmi ve KDV’siz satış faturası düzenleyip, bu siparişi (paket) mikro ihracat yoluyla (ETGB düzenlenerek) çıkışını sağladığınızda E-İhracat yapmış oldunuz.
Peki nedir ETGB ve Mikro İhracat?
Türkiye’de E-İhracat’ın gelişimi de aslında Mikro İhracatın sunduğu avantajlar sayesinde olmuştur. En kısa tanımıyla Mikro İhracat; 150 KG ve 7,500 EUR limitine kadar ETGB (Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı) ile yurt dışına ihraç edilen bedelli ihracatlara verilen isimdir. ETGB, ihracatta ekspres taşıyıcılar yani operatörler tarafından elektronik ortamda düzenlenen bir beyandır ve bu beyanı düzenleyebilmek için gümrük müşavirlerine ihtiyaç yoktur.
Sınır Ötesi Ticaret veya Küresel Ticaret tanımlarının kullanımı, İngilizce’deki “Cross Border eCommerce”, “Borderless eCommerce” veya “Cross Border Trade” tanımlarından feyzalınarak ve Türkçe tercümesi yapılarak çıkmıştır. Türkiye’deki KOBİ’ler açısından düşünecek olursak, bana göre pazarlama mesajlarında hoş duran bu tanımlar, aktarmak istenilen mesaj ve fırsatlar yönünden bakarsak çok büyük oranda E-İhracat hedefleri ile birebir aynıdır.
Ülkemiz adına çok iyi bir gelişme olarak, yakın zamanda E-İhracat Stratejisi ve Eylem Planı (2018 – 2020) kabul görmüştür ve 6 Şubat 2018 tarihli ve 30324 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Önümüzdeki günlerde E-İhracat Stratejisi ve Eylem Planı içerisinde birçok adım atılacaktır ve E-İhracat yapan işletmelerin süreçleri daha da kolaylaştırılırken, aynı zamanda sağlanan destekler de artırılacaktır. Detaylı şekilde buradan inceleyebilirsiniz.
Klasik ihracat ve E-İhracat arasındaki temel farklar nelerdir?
Uluslararası ticarette uymamız gereken katı kurallar vardır ve bu kurallar genel bir tabirle, ülkedeki; üreticileri, vergi ödeyen işletmeleri, vatandaşlarının haklarını ve güvenliklerini, ikili anlaşmalar ve diğer ülkeler ile olan ticaret ilişkilerini dikkate alarak hazırlanmaktadır.
Pratiklerden yola çıkarsak, yurt dışına ihracat yaptığımızda en fazla işlem zamanı harcanan veya en yüksek masrafı oluşturan genellikle gümrük işlemleri olmaktadır. Yurt dışına bir mal gönderirken gerek (ihracat) Türkiye’den çıkışında, gerek de hedef ülkeye girişinde (ithalat) taviz vermeden takip edilmesi gereken ve katı kurallara bağlı olan işlem adımları vardır.
Klasik İhracatta, yani işletmeden işletmeye gerçekleşen ihracatta, satılan ürüne göre, satış tutarına göre, taşıma tipine göre, müşterinizin ülkesine göre vb. onlarca farklı parametreyi ele alarak, dikkat etmeniz gereken yüzlerce farklı faktör olabilir. Pratiklerden yola çıkarak, konuyu aklınızda daha iyi canlandırabilmeniz adına E-İhracat’ın Klasik İhracat’a göre avantajını örnekler ile açıklamak isterim.
Örnek 1
Rusya’nın Novosibirsk şehrinden bir işletme ürün kataloğunuzu gördü ve sizden Hazır Giyim ve Ayakkabı ürünleri sipariş etti ve 10 gün içerisinde teslim olmasını talep etti. Ödemenizi de peşin olarak banka hesabınıza yaptı.
Olası Vaka 1.1: Klasik İhracat yoluyla bu siparişi işleme aldığınızda, Rusya Federal Gümrük Servisi marka sertifika belgesi, her bir ürün grubu için hijyen sertifikası ve büyük ihtimalle laboratuvar analizi, şirket belgeri ve fatura tercümesine varıncaya kadar talepleri olacaktır ve sizin tarafınızda zahmetli ve masraflı bir sürecin içerisine gireceksiniz. Büyük ihtimalle siparişi 10 gün içerisinde teslim etme imkanınız olmayacak ve siparişi kaçıracaktınız veya işleme aldığınızda kötü bir müşteri tecrübesi ile sonuçlanacak ve markanız/işletmeniz itibar kaybı yaşayacaktı.
Olası Vaka 1.2: Eğer ki bu siparişi Kurye/Numune gönderim olarak yapsaydınız, çok büyük ihtimalle Rusya Federal Gümrük Servisi gümrüklemeye izin vermeyeceği için ve sonrasında Türkiye’ye zorunlu iadesi yapılması gerektiği için, bu süreç kötü bir müşteri tecrübesi ile sonuçlanırken, siparişi kaçırmanıza ek olarak siparişi gönderim ve yüklü miktardaki siparişin iade operasyon ücretlerini ödemek zorunda kalacaktınız.
Örnek 2
Rusya’nın Novosibirsk şehrinden bir işletme ürün kataloğunuzu gördü ve müşterileri adına sizden Hazır Giyim ve Ayakkabı ürünleri sipariş etti ve 10 gün içerisinde teslim olmasını talep etti. Siparişler için de ödemenizi peşin olarak banka hesabınıza yaptı.
Olası Vaka 2.1: Bu siparişleri müşteri bazında hazırlayıp, müşterilerinizin gerekli adres ve iletişim bilgilerini de temin ettiğiniz taktirde, belge tercümesi, hijyen sertifikası süreçlerine girmeden, kolay, hızlı ve ekonomik olarak ve 10 gün altındaki bir sürede siparişleri teslim edebilirsiniz.
B2CDirect’in sunduğu E-İhracat çözümleri sayesinde, onlarca işletme her ay yüzlerce sayıdaki yurt dışı siparişini bu örnekte aktardığım gibi göndermektedir ve uçtan-uca, her şey dahil bir hizmet alabilmektedir.
E-İhracat’ın Klasik İhracat’a göre avantajları oldukça fazladır ve en önemli olanlarını aşağıdaki tabloda sizler için derledim.
Ülkelerin B2C siparişlerdeki sunduğu gümrük vergisi muafiyetleri nelerdir?
Yukarıdaki karşılaştırma tablosunda görebileceğiniz üzere, gümrükleme masrafları ve gümrükleme hızı konularında E-İhracat açık ara öndedir. Bu sağladığı avantajların ötesinde, direkt olarak bireysel müşterinize (B2C) satış yaptığınız için, müşterinizin yani siparişin alıcısı ülkesindeki B2C gümrükleme vergi muafiyetlerinden de faydalanabilirsiniz. Bu faydalara geçmeden önce Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu, kısa adıyla GTİP’i inceleyerek başlayalım.
GTİP
Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu için kullanılan kısaltmadır. Ülkemizde 12 haneden oluşan GTİP, Dünya Gümrük Örgütü’nün standart hale getirdiği armonize sistemden alınan ve tüm dünyada ürünlerin/malların tanımlanması ve sınıflandırılması için kullanılır. Bu kodun ilk 6 hanesi armonize sistem tarafından belirlenir ve ülkeler tarafından herhangi bir değişiklik yapılmasına izin verilmez, sonraki 2 haneyle beraber ilk 8 hane aynı bölgedeki ülkeler için (örneğin Avrupa Birliği üyesi ülkeler ve Türkiye’de) ortaktır. Sonraki 2 hane hangi ulusa ait olduğunu gösterirken son kalan iki haneyle beraber ürünün tam istatistik kodu belirlenmiş olur.
Dünya Gümrük Örgütü’ne bağlı 170’den fazla ülkede kullanılmakta olan ürün kodlama sistemine armonize sistem (Harmonized Commodity Description and Coding System, HS Code) denilmektedir. Bu armonize sistem;
Gümrük vergilerinin tespitinde,
Uluslararası ticaret istatistiklerinin tutulmasında,
Menşe kurallarının saptanmasında,
Yerel vergilerin tespit edilip toplanmasında,
Ticaret müzakerelerinde (Dünya Ticaret Örgütü toplantılarında),
Nakliye vergileri ve istatistikleri için,
Dış ticareti kontrollere bağlı ürünlerin izlenmesinde (atıklar, ozon tabakasına zarar veren kimyasallar vb. kullanılmaktadır.
Gümrükleme işlemlerinde bilmeniz gereken önemli konulardan birisi de, tercih ettiğiniz teslimat hizmetin DDP veya DDU mu olduğunu bilmenizdir. Kısaca açıklayalım;
DDP: Delivered Duty Paid yani Gümrük Vergileri Ödenmiş Teslimat anlamına gelmektedir. Gümrük vergisi ve harçları hizmet alan tarafa (yani E-İhracat yapan tarafa) fatura edilir ve Alıcınız (yani müşteriniz) gümrük ödemeleri dahil bütün bir hizmet almış (sipariş vermiş) olur.
DDU: Delivered Duty Unpaid yani Gümrük Vergileri Ödenmemiş Teslimat anlamına gelmektedir. Gümrük vergisi ve harçları gümrüğe vardığında hesaplanır ve Alıcınız (yani müşteriniz) tarafına fatura edilir. E-İhracat yapan taraf gümrük vergilerinden sorumlu olmaz.
GDDP: Guarenteed & Delivered Duty Paid yani Gümrük Vergileri Garantili ve Ödenmiş Teslimat anlamına gelmektedir. Türkiye’de ilk ve tek olarak B2CDirect tarafından bu hizmet sunulmuştur ve 30’dan fazla sayıdaki ülkede uygulanabilmektedir. Buradaki sunulan hizmet ile sipariş bilgisi B2CDirect lojistik platformuna aktarıldığı anda (veya öncesinde de mümkündür) gümrük vergisi ve harçlar hesaplanır ve garanti edilir. GDDP hizmeti ile aynı zamanda (ortalamada) 24 saatte gümrükleme hizmeti garantisi de sunulur.
Bu bilgiler ışığında, en iyi müşteri deneyimi ve en hızlı teslimat çözümü için DDP teslimat hizmetinin alınması önem kazanmaktadır. E-İhracat’ın getirdiği işlem kolaylıkları ve B2C gümrük vergi muafiyetlerini bir arada düşündüğümüzde yurt dışından gelen siparişleri yönetmek hayli kolay olacaktır. Pratiklerden yola çıkarak, konuyu aklınızda daha iyi canlandırabilmeniz adına örnekler ile açıklamak isterim.
Örnek 1
turkishfashion.com adında veya Facebook’da veya Instagram’da vb. işletmeme ait bir online satış sayfam olsun. Rusya’dan, Almanya’dan, Ukrayna’dan, Amerika’dan, Katar’dan vb. onlarca farklı ülkeden sipariş aldığımda ilk sırada yapmam gereken, müşteriye yönelik iletişim ve adres bilgilerini detaylı olarak almam gerekecektir.
Olası Vaka 1.1: Rusya’dan 20 farklı sipariş aldım ve tüm siparişlerimin alıcıları farklı ve her bir siparişin tutarı 1.000 EUR altında olsun.
Bu noktada E-İhracat yapan taraf olarak tek sorumluluğum, müşterim adına KDV’siz satış faturası hazırlamak, sipariş-alıcı bilgilerini ve paketlerini teslimat iş ortağıma aktarmak olacaktır.
Sonrasında ise, hizmet alan taraf yani işletmem adıma ETGB’nin düzenlenmesi, siparişlerin Türkiye’den ihracatı, Rusya’daki gümrükleme işlemleri ve son adımda müşterimin kapısına kadar götürüp teslim edilmesine kadar tüm süreçleri teslimat iş ortağım gerçekleştirecektir.
Olası Vaka 1.2: Almanya’dan ve Fransa’dan toplamda 20 farklı sipariş aldım ve tüm siparişlerimin alıcıları farklı ve Almanya’daki sadece 5 sipariş 22 EUR üzerinde ve diğer 15 siparişteki her bir siparişin tutarı 22 EUR altında olsun.
Bu noktada E-İhracat yapan taraf olarak tek sorumluluğum, müşterim adına KDV’siz satış faturası hazırlamak, sipariş-alıcı bilgilerini ve paketlerini teslimat iş ortağıma aktarmak olacaktır.
Sonrasında ise, hizmet alan taraf yani işletmem adıma ETGB’nin düzenlenmesi, siparişlerin Türkiye’den ihracatı, Avrupa’daki gümrükleme işlemlerinin yapılması, 22 EUR üzerinde 5 Almanya siparişi için gümrük vergisinin ödenmesi ve son adımda müşterimin kapısına kadar götürüp teslim edilmesine kadar tüm süreçleri teslimat iş ortağım gerçekleştirecektir.
Yukarıda açıkladığım bu kurgular size hayal gibi geliyor veya çok zor görünüyor ise, B2CDirect E-İhracat çözümlerini kullanarak fikirlerinizin pozitif yönde değiştiğinden ve işlerinizdeki karlılığın/verimliliğin artacağından emin olarak bahsedebilirdim.
E-İhracat yaparken teşviklerden, muafiyetlerden veya devlet desteklerinden yararlanabilir miyim?
Bu sorunun en kısa ve en net cevabı, kesinlikle evet olacaktır. E-İhracat = İhracattır ve E-İhracat sağladığı verimlilik, getirdiği avantajlar dışında diğer İhracat türlerine göre, teşvikler ve muafiyetler konusunda eksikleri yoktur.
Bireysel müşteriniz adına KDV’siz fatura kesebilir ve ihracatta sağlanan KDV İadesinden faydalanabilirsiniz. Aynı zamanda, gerek özel bankalar, gerek de devlet tarafından sunulan özel ihracatçı kredileri, ihracatçı teşviklerinden de faydalanabilirsiniz.
Kaynak
E-İhracat Yapacaklara 8 Öneri
Fiziksel sınırların kalktığı, anında bilgi alışverişinin sağlanabildiği günümüz dünyasında her alanda görülen bu genişleme, ticarette de etkilerini ortaya koyuyor. Hızla gelişen ve geleneksel mağazacılığa alternatif olmaktan çok rakip olma yolunda ilerleyen e-ticaret, uluslararası piyasada var olmak için mükemmel bir araç.
Yurt dışına satış yapmak ya da buralarda faaliyet yürütmek için kısacası e-ihracat yapmak içinse dikkat edilmesi gereken birkaç nokta, basit ama etkili adım bulunuyor. Bu adımları takip etmek, e-ihracatta başarılı olmak için büyük bir mesafe kat etmek anlamına geliyor.
1- Hedef Kitlenizi Belirleyin
Yurt dışına açılmadan önce ürün ya da hizmetlerinize uygun hedef kitlenizi iyi tespit edin. Doğru pazarlama stratejileri kurmak için ürünü iyi tanımak, hitap edilen kitlenin alışkanlıklarını, ihtiyaçlarını ve beklentilerini iyi takip etmek gerekir.
2- Ürünü Tanıyın
E-ticaret firmalarının e-ihracatta başarılı olabilmeleri için kullanıcıya sundukları ürün ya da ürünleri iyi analiz etmeleri gerekir. Maliyet-kar oranı yüksek, beklentilere ve ihtiyaçlara uygun ya da yeni talepler oluşturabilecek kadar dikkat çekici, sonrasında problem çıkarmayacak ürünlere yönelmek daha doğru olabilir. Ayrıca satışı kolay ve stok sorunu yaratmayan ürünlere yönelmek ilk aşamada daha sağlıklı adımlar atılmasına yardımcı olabilir.
3- Doğru Pazarlama Stratejisi ve Çoklu Kanal Kullanımına Dikkat Edin
Hedef kitle belirlendikten sonra bu kitleye nasıl ulaşılacağına dikkat edilmelidir. Dijital kanallardan hangilerinin kullanılacağı, hangi sıklıkta ve ne tür içeriklerle pazarlama çalışmaları yapılacağı, sosyal medyanın gücünden nasıl faydalanılacağı, yola çıkmadan önce belirlenmelidir. Ayrıca trendleri takip etmek de hedef kitleye daha kolay ulaşılmasında rol oynayabilir.
4- Pazarı İyi Analiz Edin
E-ihracatı yapılacak ürünler kadar ihracatın yapılacağı pazar da önemlidir. Bölgenin potansiyeli, rakip analizi, benzer ürünler ve avantajlar-dezavantajlar incelenerek piyasaya hakim olmak, daha gerçekçi adımlar atılabilmesini ve yaşanması muhtemel problemlerin önceden önlenebilmesini beraberinde getirir.
5- Bir Web Sitesi Mutlaka Bulunmalı
Tüketiciler üzerinde güven algısı oluşturmak, farklı soru ve sorunlar için ulaşılabilir bir kaynak olmak, ayrıntılı bilgiler sunmak önemlidir. Bu da ihracat yapan firmanın web sitesi aracılığıyla sağlanabilir.
6- Sosyal Medyada Aktif Olun
Tüketicinin nabzını tutmak, onlarla etkileşime geçmek ve marka bilinirliğini arttırmak için sosyal medyada mutlaka var olmak ve hatta aktif olmak gerekiyor. Bu yolla müşterilerle doğrudan iletişime geçilerek hız ve pratiklik sunulması hem müşteri memnuniyetini beraberinde getirir hem de sadık müşteri kitlesi oluşturulmasına atkı sağlar.
7- Müşteri Bilgilerini Düzenli Saklayın
Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM) sistemine sahip olarak müşteri bilgilerini, alışveriş sıklıklarını ve ilgi alanlarını bir havuzda biriktirmek hem profesyonel bir imaj yaratmak hem de problemlere hızlı ve akılcı çözümler üretmek bakımından değerlidir. Müşteriyle kurulan her temasta elde edilen verileri kayda geçirmek, sonraki aşamalarda daha hızlı yol alınmasına yardımcı olur.
8- Uluslararası B2B Sitelerinde Aktif Olun
Uluslararası online alışverişin temel noktaları arasında yer alan alibaba.com, tradeatlas.com, archiexpo.com, fordaq.com gibi B2B sitelerinde yer almak, bu alanlarda kurumsal bir imaj çerçevesinde ürünleri satışa sunmak, dünyanın birçok farklı noktasındaki kullanıcılara tek bir platform aracılığıyla ulaşılmasını sağlar. Üstelik devlet kurumları, bu platformlara üye olunması durumunda üyelik ücretinin çok büyük bir kısmını karşılıyor ve e-ihracatçıların daha düşük maliyetlerle faaliyet yürütmesine imkan tanıyor.
Kaynak
TÜM HABERLER PERPA İLETİŞİM PERPA ANA SAYFA HAVALI POŞET
Başkanlık Teşkilatı
/0 Yorumlar/in Haberler /tarafından sivaslioglu-perpaBaşkanlık Teşkilatı
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 539 maddelik ‘1’ numaralı kararnameyle yeni dönemin idari teşkilatını oluşturdu. ‘Devlet Başkanı’ makamına bağlı olarak bürokratik yapılanma ‘İdari İşler Başkanlığı, Politika Kurulları, bağlı kuruluşlar ve ofisler’ olarak sıralandı. 9 kurul, bakanlıkların icraatını izleyip Cumhurbaşkanı’na rapor sunacak. ‘İdari İşler Başkanı’, en yüksek devlet memuru. İlk kez ‘sözleşmeli bürokrat’lar çalışacak.
Başkanlık teşkilatı: Devlete yeniden yapılanma
YENİ sistemle birlikte yayımlanan ‘1’ numaralı kararnameye göre, Cumhurbaşkanı, Devlet Başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk milletinin birliğini temsil edecek. Cumhurbaşkanı, özel bilgi ve uzmanlık gerektiren konularda, dış ülkelerde veya uluslararası kuruluşlar nezdinde özel temsilci görevlendirecek.
m Cumhurbaşkanlığı idaresinde en üst amir olan İdari İşler Başkanı, ‘en yüksek devlet memuru’ sayıldı. Bu başkana bağlı ‘Hukuk-Mevzuat, Personel-Prensipler, Güvenlik ve Mali Hizmetler Genel Müdürlükleri’ kuruldu. İdari İşler Başkanı, iç-dış güvenlik ve terörle mücadelede koordinasyonun sağlanması, bu çalışmaların kamuoyundaki etkisini değerlendirme görevini de yürütecek.
DOKUNULMAZLIK İŞLEMİ BEŞTEPE’DE
Hukuk ve Mevzuat Müdürlüğü, Türk Ceza Yasası’ndaki cumhurbaşkanına hakaret kapsamına girmeyen, ancak yargı mercilerince Cumhurbaşkanlığı’na gönderilen ve cumhurbaşkanının taraf olarak gösterildiği evraka ilişkin işlemleri de takip edecek. Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü, TBMM üyelerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ait işlemleri yapacak, TBMM seçimlerinin yenilenmesine ilişkin işlemleri yürütecek.
Cumhurbaşkanı’na vekalette ikili bir uygulama getirildi. Birden fazla yardımcı atanırsa, cumhurbaşkanı, hastalık veya yurtdışına çıkma gibi geçici durumlarda vekaleti bir yardımcısına verecek. Ancak makamın boşalması halinde vekalet en yaşlı yardımcıda olacak.
MİLLİ SARAYLAR DA CUMHURBAŞKANLIĞI’NDA
11 büyük devlet kuruluşu Cumhurbaşkanlığı’na bağlandı. Bu kurumların işleyişi cumhurbaşkanı kararnamelerinde düzenlenecek. TBMM’ye bağlı olan Milli Saraylar da Cumhurbaşkanlığı’na nakledildi. Bağlı kurumlar; Genelkurmay Başkanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Savunma Sanayi Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye Varlık Fonu, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Devlet Denetleme Kurulu, İletişim Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı ve Milli Saraylar Başkanlığı olarak sıralandı.
Kabineden ayrı olarak, ekonomik, sosyal ve kültürel politikalar üretmek amacıyla cumhurbaşkanı başkanlığında 9 farklı kurul oluşturuldu. Bu kurullar; bakanlıklar, kamu kurumları, sivil toplum ve sektör temsilcileriyle görüşerek politika ve strateji geliştirecek. Doğrudan cumhurbaşkanı ile çalışacak ve talimatlarını yerine getirecek olan bu kurullar, bakanlıkların icraatını izleyecek, talep, ihtiyaç, etki analizi yapacak ve cumhurbaşkanına rapor sunacak. Kurullar en az üç üyeden oluşacak. Kurul üyelerine her ay Cumhurbaşkanı’nca ek ödeme yapılabilecek. Beştepe’deki 9 kurul şöyle: “Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları, Eğitim ve Öğretim Politikaları, Ekonomi Politikaları, Güvenlik ve Dış Politikalar, Hukuk Politikaları, Kültür ve Sanat Politikaları, Sağlık ve Gıda Politikaları, Sosyal Politikalar, Yerel Yönetim Politikaları.”
İNSAN KAYNAKLARI OFİSİ YETENEK KEŞFEDECEK
Kurullardan ve idari teşkilattan bağımsız olarak, özel bütçeli, idari, mali özerkliğe sahip 4 ofis oluşturuldu. Beştepe’deki bu özel ofislerin isimleri; Dijital Dönüşüm, Finans, İnsan Kaynakları ve Yatırım olarak belirlendi. Bu ofislerden İnsan Kaynakları, özel yetenekleri keşfetmek amacıyla ‘yetenek yönetimi’ projelerini yürütecek, politika kurullarının öncelediği alanlarda küresel düzeyde insan kaynağının tespitini yaparak tersine beyin göçünü sağlamaya çalışacak.
OFİS BİLGİLERİ ‘SIR’ OLARAK SAKLANACAK
Ofislerde, Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Yasası’na göre personel istihdam edilecek. Ayrıca gerekirse geçici veya sözleşmeli personel çalıştırılacak. Ofisler, genel bütçeden alacakları payın yanı sıra, verdiği hizmetlerden ücret, diğer kurumlardan bağış ve yardım alabilecek. Ofisler, devlet kurumlarından görev alanlarıyla ilgili bilgi, belge edinebilecek ve yurt dışında teşkilat kurabilecek. Ofisin her türlü personeli, edindikleri bilgileri ‘sır’ olarak saklamakla yükümlü kılındı.
BÜROKRASİDE 3 FARKLI ATAMA
CUMHURBAŞKANLIĞI Hükümet Sistemi’yle birlikte bürokratik gelenekte de köklü bir değişim oldu. Atamalarda ikili, üçlü kararnameler dönemi kapandı. Bunun yerine üst düzey bürokratlar, ‘cumhurbaşkanı kararıyla atanacaklar’, ‘cumhurbaşkanı onayıyla atanacaklar’ ve ‘bu kapsamda sayılmayanlar’ olarak üç statüye ayrıldı.
Cumhuriyet tarihinde ilk kez bazı bürokratik kadroların cumhurbaşkanıyla gelip gitmesi kurala bağlandı. “Cumhurbaşkanı kararıyla ataması yapılanların görev süresi atandıkları tarihte görevdeki cumhurbaşkanının süresini geçemeyecek. Diyanet İşleri Başkanı, YÖK üyeleri, rektörler, Merkez Bankası Başkanı, ÖSYM Başkanı, TRT Genel Müdürü gibi 4 veya 3 yıllık görevlere atananlar, cumhurbaşkanının görev süresinin sona ermesini beklemeyecek. Cumhurbaşkanı kararıyla göreve gelenler, sözleşmeli olarak da çalıştırılabilecek. Cumhurbaşkanı kararıyla atananlarda şu şartlar aranacak:
“Devlet Memurları Kanunu’nun 48’inci maddesinde sayılan genel şartları taşımak. En az dört yıllık yükseköğrenim mezunu olmak. Kamuda ve/veya sosyal güvenlik kuramlarına tabi olmak kaydıyla uluslararası kuruluşlar ile özel sektörde veya serbest olarak en az beş yıl çalışmış olmak.”
CUMHURBAŞKANIYLA GELİP GİDECEKLER
Cumhurbaşkanı kararıyla atanıp görevi aynı dönemle sınırlı bazı kadrolar şöyle: “Diyanet İşleri Başkanı, MİT Başkanı, MGK Genel Sekreteri, Devlet Denetleme Kurulu Başkan ve Üyeleri, Savunma Sanayii Başkanı ve yardımcıları, Cumhurbaşkanlığı Ofis Başkanları, Cumhurbaşkanlığına Bağlı Kurum ve Kurul Başkanları, TRT Genel Müdürü, Merkez Bankası Başkanı, Özelleştirme İdaresi Başkanı, Sayıştay Başsavcısı, Valiler, Büyükelçiler, Daimi Temsilci/Delegeler, Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar Başkan ve Üyeleri (RTÜK Ve Kişisel Verileri Koruma Kurulunun TBMM’ce seçilen üyeleri hariç), TMSF Başkan ve Üyeleri, YÖK Üyeleri, Rektörler, AFAD Başkanı, Gelir İdaresi Başkanı, SGK Başkanı, TİKA Başkanı, TÜİK Başkanı, Bakanlıkların Teftiş Kurulu, Rehberlik ve Teftiş, Rehberlik ve Denetim, Denetim Hizmetleri Başkanları ile diğer kurul başkanları, Merkez Bankası Başkan Yardımcıları, Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı, TOKİ Başkanı,Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanı, Bölge Kalkınma İdaresi Başkanları, ÖSYM Başkanı, TÜBİTAK Başkanı, Vergi Denetim Kurulu Başkanı.”
Şenay Emlak Satılık Kiralık Dükkanlar
/7 Yorumlar/in Perpa Emlakçılar /tarafından sivaslioglu-perpaÇocuk istismarı Perpa’da Protesto Edildi Perpalı Kadınlar
/0 Yorumlar/in Haberler, Perpa Faaliyetler /tarafından sivaslioglu-perpaPerpa Kiralık Dükkan 25 m2 700 TL Perpa Emlak
/0 Yorumlar/in Perpa Emlak İlanları /tarafından sivaslioglu-perpaKiralık Dükkan 25 m2 700 TL
Perpa Kiralık Dükkan 25 m2 700 TL Perpa Emlak
Perpa Ticaret Merkezi B blok Kat:9’da Kiralık Dükkan 25 m2 700 TL. Merkezi ısıtma soğutma, aidat 115 TL
Perpa Ticaret Merkezinde 9. katta bulunan dükkan mağaza yada büro olarak kullanıma uygundur.
25 m2 olan dükkanın ön cephesi komple cam olup dilediğiniz gibi dizayn edip kullanmanıza uygundur.
Perpa Ticaret Merkezinde bulunmasının kazandırdığı birçok kolaylıktan bazıları:
PERPA EMLAK
Perpa Ticaret Merkezi B Blok Kat:13 No:2300 Şişli – İstanbul
0 (212) 210 42 22
0 (532) 384 21 56
perpaemlak@hotmail.com
Perpa Kiralık Dükkan 25 m2 700 TL Perpa Emlak
Perpa’ya Ulaşım Çok kolay
Dükkan, ofis, işyeri kiraladığınız yerlerde ulaşım çok önemlidir. Merkezi semtlere, Sanayi siteleri, Fuar merkezleri, Hava alanlarına kolaylıkla ulaşabilmeniz, müşterilerinizin sizlere ulaşabilmesi en önemli kriterdir.
Perpa Ticaret merkezi, Atatürk havalimanına 20 dakika, Boğaziçi köprüsüne 10 dakika, Şişli ve Taksim’e 10’ar dakika ulaşım mesafesinde, şehir trafiğini rahatlatacak bir noktada inşa edilmiş olması nedeniyle modern şehirciliğe yapılmış çok büyük bir katkıdır.
Perpa’ya İstanbul’un her yerinden kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Perpa Ticaret Merkezi, İstanbul’un en önemli semtlerine en fazla 30 dakika mesafede ve belki bu konumu itibarıyla Avrupa’ta tek iş merkezidir. İstanbul’un her yerinden toplu taşıma araçları ile kısa sürede Perpa’ya ulaşabilirsiniz.
Metrobüsü kullanarak, Mecidiyeköy, Kadıköy’e yine Avrupa yakasında bulunan fuar merkezlerine en fazla 20 dakika içinde ulaşabilirsiniz.
Perpa Ticaret Merkezine İstanbul’un her yerinden otobüs, minibüs gibi toplu taşıma araçları mevcuttur.
NİÇİN PERPA KİRALIK OFİS?
Perpa’da Otopark Sorunu Yok
İstanbul’un en önemli sorunlarından biri otoparklardır. Ofis kiraladığınız semt ve işyerinde otopark sorunu varsa, siz ve müşterileriniz için önemli sıkıntı doğar.
Sabah geldiğinizde yer bulamıyorsanız, araçlarınızı yollara park ediyorsanız, çekiliyorsa, müşterilerinizde size gelmek istemez. Perpa araç trafiği açısından Yeşilköy Havalimanı, İstanbul Otogar’dan sonra Türkiye’nim 3. büyük araç sirkülasyonuna sahip merkezidir.
Bu kadar büyük araç sirkülasyonuna rağmen açık ve kapalı binlerce araçlık otopark kapasitesine sahiptir.
PERPA EMLAK İLANLARI
PERPA EMLAKÇILAR
PERPA İLETİŞİM
PERPA ANA SAYFA
PERPA FACEBOOK