Vakıfbank Perpa Şubesi

Vakıfbank Perpa Şubesi B 8 No: 881 Tel: 0212 220 07 00

Vakıfbank Perpa Şubesi

Vakıfbank Perpa Şubesi

Vakıfbank Perpa Şubesi

Vakıfbank Perpa Şubesi İletişim

Halil Rıfat Paşa Mahallesi Perpa Ticaret Merkezi B Blok Kat: 8 No: 881 Şişli – İstanbul

Telefon numarası : 0212 220 07 00

İnternet sitesi : Vakıfbank

PERPA BANKA ŞUBELERİ

HİZMET SEKTÖRÜ FİRMALARI

PERPA FİRMALARI

PERPA HABER FACEBOOK

PERPA TİCARET MERKEZİ

PERPA İLETİŞİM

Akbank Perpa Şubesi

Akbank Perpa Şubesi Bireysel Ticari Bankacılık

Akbank Perpa Şubesi

Akbank Perpa Şubesi Bireysel Ticari Bankacılık

Akbank Perpa Şubesi Bireysel Ticari

Akbank Perpa Şubesi Bireysel Ticari Bankacılık İşlemleri Tüm banka işlemleri

Halil Rıfat Paşa Mahallesi Perpa Ticaret Merkezi B Blok Kat: 11 No: 1839 Şişli – İstanbul

Akbank Perpa Şubesi Telefon numarası : 0212 221 82 08

Faks numarası : 0212 221 81 44

İnternet sitesi : Akbank

Akbank Perpa Şubesi Adres Kroki Kat Planı

Akbank T.A.Ş.

Akbank T.A.Ş. olarak, Bakanlar Kurulu’nun 12.12.1947 tarih ve 3/6710 sayılı kararıyla verilen izin çerçevesinde, her türlü banka işlemleri yapmak ve Türkiye Cumhuriyeti Kanunları’nın menetmediği her çeşit iktisadi, mali ve ticari konuda teşebbüs ve faaliyette bulunmak üzere Adana’daki pamuk üreticilerine kaynak ve destek sağlamak amacıyla 30 Ocak 1948’de özel sermayeli bir ticaret bankası olarak Adana’da kurulduk. İlk İstanbul şubemizi 14 Temmuz 1950’de Sirkeci’de açtık. 1954 yılında Genel Müdürlüğü’müzün İstanbul’a taşınmasının ardından şube sayımızı hızla artırarak, 1963 yılında tüm bankacılık işlemlerinde otomasyona geçtik. 1990 yılında halka arzımız ve 1998 yılında ikincil halka arzımız ile uluslararası piyasalarda American Depository Receipt (ADR) olarak işlem görmeye başladık.

Akbank Perpa Şubesi

Kurumsal ve yatırım bankacılığı, ticari bankacılık, KOBİ bankacılığı, bireysel bankacılık, ödeme sistemleri, özel bankacılık, yatırım hizmetleri, hazine işlemleri alanlarında müşterilerimize hizmet vermeyi sürdürüyoruz. Standart bankacılık hizmetlerimizin yanında, şubelerimiz aracılığıyla sigorta sektöründe de hizmet veriyoruz. Aksigorta A.Ş., AgeSA Hayat ve Emeklilik A.Ş. adına sigorta acenteliği yapıyoruz. Akbank AG, AK Finansal Kiralama A.Ş., Ak Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Ak Portföy Yönetimi A.Ş. ve AkÖde A.Ş. iştiraklerimizle, müşterilerimizin farklı finansal ihtiyaçlarına yenilikçi ürün çözümler geliştirebiliyoruz. Ulusal ve uluslararası bankacılık sektöründe Akbank kimliği ile özdeşleşmiş Axess, Wings, Private Banking gibi fark yaratan ürün ve hizmetlerin sahibiyiz.

10,8 milyonu aşan aktif müşterimize İstanbul’da bulunan Genel Müdürlüğümüz, Veri ve Yaşam Merkezimiz, Türkiye’deki19 Bölge Müdürlüğümüz, 711 şubemiz ve 12 binin üzerinde çalışanımızla geniş hizmet ağımız ve teknolojik altyapımız vasıtasıyla hizmet veriyoruz. Şubelerimizde sağladığımız birebir hizmetin dışında dijital dönüşüme yaptığımız yatırımlarla müşterilerimize Akbank İnternet, Akbank Mobil, Çağrı Merkezi, yaklaşık 5900 ATM, 734 bin POS terminali (sanal POS dahil) aracılığı ile değer yaratmayı sürdürüyoruz. Bunların yanı sıra, Türkiye’de sahip olduğumuz yüksek itibarlı kimliğimizden güç alarak, Almanya’da iştirakimiz Akbank AG, Malta’da ise şubemiz aracılığıyla faaliyetlerimize uluslararası boyut kazandırdık.

2022 yılında ekonomimize sağladığımız kredi desteğimizi 616 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 757 milyar TL seviyesine çıkardık. Toplam mevduatımız 722 milyar TL’ye, aktiflerimiz ise 1 trilyon 147 milyar TL’ye ulaştı. %23,2 düzeyine ulaşan güçlü konsolide sermaye yeterlilik oranımızla, sektörümüzdeki en sağlam sermaye yapılarından birine sahibiz. Bu yapıdan aldığımız güçle, reel sektörümüzün gelişimine, şirketlerimize sunduğumuz krediler doğrultusunda katkı sağlamaya devam ettik. Akbank olarak, 74 yıldır etik, sosyal ve çevresel değerlerinden ödün vermeden finansman sağlayarak ülkemiz için katma değer yaratıyoruz. 2020 yılında sürdürülebilirlik stratejimiz kapsamında sürdürülebilir finansman, insan ve toplum, ekosistem yönetimi ve iklim değişikliği olmak üzere dört ana odak alanımızı belirledik.

Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için, uzun vadeli bir bakış açısı ve kararlılıkla çalışıyoruz. 2021 yılının başında, 2030’a kadar ülkemize 200 milyar TL sürdürülebilir kredi finansmanı sağlamayı taahhüt ettik. Bu kredi hacmiyle orantılı olarak, sağlayacağımız sürdürülebilirlikle ilintili finansmanı da yine 2030 yılına kadar artırmayı hedefliyoruz. Ayrıca, sürdürülebilir yatırım kategorisine giren yatırım fonları bakiyesini de 2030 yılına kadar 15 milyar TL’ye çıkarmayı taahhüt ediyoruz. Bu taahhütlerimizle, Türkiye’de, sürdürülebilirlik alanında uzun vadeli hedefler veren ilk mevduat bankası olduk.Tüm operasyonlarımıza ve bankacılık süreçlerimize sürdürülebilirliği entegre etmek için çalışıyoruz. Bu doğrultuda, aktif şekilde yürüttüğümüz çevresel ve sosyal risk değerlendirme süreçlerimizi, 2022 yılında geliştirerek güncellediğimiz Çevresel ve Sosyal Risk Çerçevemiz ile yönetiyoruz. Şirketlerimizin ve tüm müşterilerimizin düşük karbon dönüşümüne destek olan yenilikçi finansman ürünleri sunarken; sürdürülebilirlikle ilintili borçlanma işlemlerimizle ülkemizin ve bölgemizin öncü kurumları arasında yer alıyoruz. 2021 yılında, Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans Girişimi’nin Sorumlu Bankacılık Prensipleri’nin imzacısı olarak, bu alandaki çalışmalarımızın uluslararası boyutunu da güçlendirmiş olduk.

Sürdürülebilirlik stratejimiz doğrultusunda çeşitlilik ve kapsayıcılık ilkelerine dayalı kurum kültürümüz ile çalışmalarımızı önceliklendiriyoruz. Engelli bireylerin çalışma hayatına katılımı, cinsiyet ve fırsat eşitliği, kadınların güçlendirilmesi ve gönüllülük faaliyetlerimiz ile eğitimde fırsat eşitliği çalışmalarını destekliyoruz. 2021 yılında küresel bir girişim olarak kurulan The Valuable 500’ün imzacısı olarak, girişime Türkiye’den katılan ilk banka ve kurum olduk.

Finansal kapsayıcılık alanında sağladığımız ürün ve hizmetlerle toplumumuzu finansal olarak güçlendirmeyi ve dezavantajlı gruplar dahil tüm paydaşlarımızın ekonomiye katılımlarını sağlamayı amaçlıyoruz. 2021 yılında Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans Girişimi’nin Finansal Sağlık ve Kapsayıcılık Taahhüdü’nün kurucu üyesi olduk.

Yenilikçi bankacılık kültürümüzü temele alarak 2016 yılında kurduğumuz “Akbank LAB” ile yurt içi ve yurt dışında bankacılık sektöründeki öncü proje ve startuplara yatırım yapıyoruz.

Müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına cevap verebilmek ve teknolojinin hayatımıza getirdiği gelişmelere uyum sağlayabilmek için yeniliğe ve değişime açık bir bankacılık kültürünü benimsiyoruz. “Akbank Mobil” uygulamamızı müşterilerimizin finansal ihtiyaçlarını kolay bir şekilde karşılayabilmeleri için sürekli geliştiriyor ve Türkiye’de bankacılık sektörünün dijital dönüşüm yolculuğundaki lider konumumuzu koruyoruz. Mesafeli hizmetlerin önem kazandığı COVID-19 salgını döneminde, müşterilerimize kredi kartı kullanımında yeni kolaylıklar sağlamak adına “Digital First” programını ülkemizde uygulayan ilk banka olduk.

2021 yılında toplumsal yatırımlarımıza bir yenisini daha ekleyerek Akbank Gençlik Akademisi’ni kurduk. Gençlik Akademisi kapsamında, toplumumuzun önemli bir kesimini oluşturan gençlerimize, geleceğin yetkinliklerini kazandırmak üzere farklı alanlarda eğitimler veriyoruz. Akademi’nin ilk yılı için belirlediğimiz 15 bin öğrenciye ulaşma hedefini aşarak, 40 bin öğrenciye ulaştık.Cinsiyet eşitliği konusunu temel alan çalışmalarımız doğrultusunda 2021 yılından itibaren cinsiyet eşitliğini taahhüt eden şirketlerin performansını ölçmek için dünya çapında yapılan en kapsamlı araştırmalardan biri olan Bloomberg Cinsiyet Eşitliği Endeksi’nde (GEI) yer alıyoruz. Küresel finans piyasalarındaki en iyi politika ve uygulamaları teşvik etmek amacıyla kurulan Official Monetary and Financial Institutions Forum (OMFIF)’un uluslararası düzeyde önemli bir referans noktası olarak kabul edilen “Gender Balance Index – Cinsiyet Dengesi Endeksi” araştırmasında da, bankalar arasında ilk 5’te yer alırken, gelişmekte olan piyasaların en iyisi seçildik.

Faaliyetlerimizi ve operasyonel süreçlerimizi iklim değişikliği ile mücadele kapsamında gözden geçiriyor çevresel ayak izimizi azaltmamız sağlayacak verimlilik, tasarruf ve azaltım çalışmalarını içeren sürdürülebilir çözümleri hayata geçiriyoruz. Ulusal ve uluslararası ölçekte sürdürülebilirlik endekslerine raporlama yapıyor, sürdürülebilirlik çabalarımızın üçüncü taraf değerlendirici kurumlar tarafından derecelendirilmesini sağlayarak, gelişim alanlarımızı belirliyoruz. Operasyonlarımızdan kaynaklanan sera gazı emisyonlarını azaltmanın yanında, 2050 yılına kadar kredi portföyümüzün iklim değişikliğine olan etkisini de sıfırlayarak “net sıfır banka” olma da iklim kriziyle mücadele hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bu doğrultuda İklimle Bağlantılı Finansal Beyanlar Görev Gücü’ne (Task Force on Climate Related Financial Disclosures-TCFD) desteğimizi 2021 yılında açıkladık.

PERPA BANKA ŞUBELERİ

HİZMET SEKTÖRÜ FİRMALARI

PERPA FİRMALARI

PERPA HABER FACEBOOK

PERPA TİCARET MERKEZİ

PERPA İLETİŞİM

 

Yapı Kredi Bankası Perpa Şubesi

Yapı Kredi Bankası Perpa Şubesi A Blok Kat: 8 No: 843

Yapı Kredi Bankası Perpa Şubesi

Yapı Kredi Bankası Perpa Şubesi

Yapı Kredi Bankası Perpa Şubesi

Yapı Kredi Kurumsal

Ayrıcalıklı ürün ve hizmetlerimizi Koç Grubu ve Yapı Kredi’nin gücü, saygınlığı, birikimi ve deneyimi ile Kurumsal Bankacılık altında paylaşıyoruz. Bu sayede tüm bankacılık ihtiyaçlarınıza çok yönlü ve proje bazlı çözümler üreterek finansal alanda iş ortağınız olmayı hedefliyoruz.

Koç Grubu’nun gücü ve Yapı Kredi Bankası’nın 1944 yılından beri Türkiye ve Dünya ekonomisine yön veren yerli ve yabancı büyük ölçekli firmalara “Kurumsal Bankacılık” çatısı altında hizmet vermekteyiz.

Önemli finansal merkezlerdeki şubelerimiz ve kaliteli insan kaynağımızla iş ortaklarımız olan kurumsal müşterilerimize, beklenti ve ihtiyaçlarına uygun çözüm odaklı birebir hizmet sunuyoruz.

Karşılıklı kazanım ilkesiyle, yıllık 100 milyon Amerikan Doları ve üzerinde ciroya sahip büyük ölçekli şirketlerden ve çok uluslu kuruluşlardan oluşan müşteri portföyümüzün finansman, güvence ve tahsilat gibi ihtiyaçlarını geniş ürün yelpazesi ve yurtdışı muhabir ağımız ile karşılıyor ve operasyonel verimliliklerine katkıda bulunuyoruz.

Yurtiçi ve yurtdışında yaygın şube ağımızla, Kurumsal müşterilerimize özel telefon hattımızla (444 0 448), kurumsal internet ve mobil bankacılık hizmetlerimizle sizlere çok yakınız.

Müşteri memnuniyeti ilkesi ve yüksek hizmet kalitesiyle hareket eden Kurumsal Portföy Yöneticilerimize, gerek standart ürünlerimiz gerekse ihtiyacınıza özel geliştirilebilen çözümler konusunda danışabilirsiniz.

Yapı ve Kredi Bankası veya kısaca Yapı Kredi, 1944 yılında İstanbul’da Kazım Taşkent tarafından kurulan Türkiye’nin perakende bankacılık odaklı ilk ulusal çaplı özel bankası.

2023 yıl sonu itibarıyla 780 şubesi, 15.000’den fazla çalışanı bulunmaktadır. Yapı Kredi 2023 yılı itibarıyla 1,9 trilyon TL toplam aktif büyüklüğü ile Türkiye’nin en büyük dördüncü özel bankası konumundadır.

Banka’nın %20,22 oranındaki hissesi Koç Holding A.Ş.’ye ait olup,[6][7] %40,95 oranındaki hissesi, hisselerinin %100’ü Koç Grubu’na ait olan Koç Finansal Hizmetler’e (KFS) aittir. Koç Grubunun Banka’daki doğrudan ve dolaylı toplam sahiplik oranı %67,97’dir. %32,03 oranındaki pay ise halka açıktır. Banka’nın halka açık olan hisseleri Borsa İstanbul’da işlem görmektedir. 2023’te Koç Holding, Yapı Kredi’deki yüzde 6,8’lik payını 6,8 milyar liraya sattığını duyurdu.

Tarihçe

Yapı ve Kredi Bankası Türkiye’nin perakende bankacılık odaklı ilk ulusal çaplı özel sermayeli bankası olarak 1944 yılında Kazım Taşkent tarafından kurulmuştur. 2005 yılında bağlı bulunduğu Çukurova Holding’in TMSF’ye olan borçları nedeniyle holding tarafından %51’lik hissesi Koç Holding bünyesindeki Koç Finansal Hizmetler’e satılmıştır. 2006 yılında Koç Holding bünyesinde yer alan Koçbank ile birleşmiştir.

Yapı Kredi Bankası Perpa Şubesi İletişim

Halil Rıfat Paşa Mahallesi Perpa Ticaret Merkezi A Blok Kat: 8 No: 843 Şişli – İstanbul

Telefon numarası : 0212 210 69 05

Faks numarası : 0212 339 52 64

İnternet sitesi : Yapı Kredi

PERPA BANKA ŞUBELERİ

HİZMET SEKTÖRÜ FİRMALARI

PERPA FİRMALARI

PERPA HABER FACEBOOK

PERPA TİCARET MERKEZİ

PERPA İLETİŞİM

Ziraat Bankası Perpa Şubesi

Ziraat Bankası Perpa Şubesi, Adres, Telefon Çalışma Saatleri

Ziraat Bankası Perpa

Ziraat Bankası Perpa Şubesi

Ziraat Bankası Perpa Şubesi

Ziraat Bankası Perpa Şubesi

Ziraat Bankası Perpa Şubesi Bireysel, Ticari Şube Adres, Telefon, Çalışma Saatleri, ATM, Perpa Ticaret Merkezi B Blok Kat:2 No: 79 Şişli – İstanbul

Perpa Ticaret Merkezi B Blok Kat:2 No: 79  34384 Şişli – İstanbul

Ziraat Bankası Perpa Şubesi Telefon: 0212 2222043

0212 222 2061

Ziraat Bankası Perpa Şubesi Faks: 0212 2222051

Ziraat Bankası Perpa Şubesi Çalışma saatleri: 09:00-12:30 / 13:30-17:30

Ziraat Bankası İnternet

 

Ziraat Bankası Perpa Şubesi Adres Kroki Kat Planı

Ticari Şube

Ziraat Bankası Perpa Şubesi İstanbul ilinin Şişli ilçesinde bulunan Perpa Ticaret Merkezindedir.

Telefonu 02122222061 olup hafta içi sabah 09:00 akşam 17:30 çalışma saatleri arası bu numaradan şubeye, banka çalışanları ve personeline ulaşılabilir. 

Şubeye faks göndermek için şubenin fax numarası olan 02122222051 nolu numarayı kullanabilirsiniz. 

Şubeye mesai saatleri dışında ulaşılması gereken durumlarda Ziraat Bankası Çağrı Merkezinin 444 00 00 nolu numarasını arayabilirsiniz.

Ziraat Bankası Perpa Şubesi

Ziraat Bankası Perpa Şubesi

Bir Bankadan Daha Fazlası

Ziraat Bankası olarak, geçmişte olduğu gibi günümüzde de Türkiye’nin bankacılık sektörünü şekillendirmeye devam ediyoruz.

ATM’lerimiz, İnternet Şubemiz, Çağrı Merkezimiz, Telefon ve Mobil Bankacılığımız ve diğer kanallarımızla da her zaman müşterilerimizin yanındayız.

Yurt dışında da büyümeyi hedefleyen, hâlihazırda dünyanın birçok ülkesinde yer alan hizmet noktalarıyla en geniş uluslararası hizmet ağına sahip Türk Bankasıyız.

Geniş Ürün ve Hizmet Ağı

Ziraat Bankası Perpa Şubesi

Ziraat Bankası Perpa Şubesi

Geniş ürün yelpazemiz ile ödeme sistemleri, kredi, mevduat ve yatırım alanlarında müşterilerimize hizmet veriyoruz. En uygun ürün ve hizmetleri, en uygun vade ve fiyat seçenekleri ile sunuyoruz.

Dönemsel olarak hazırladığımız promosyon ve kampanyalar ile avantajlı koşullarla müşterilerimize destek sağlıyoruz.

Zengin ürün ve hizmet çeşitliliğimiz, iştiraklerimizle oluşturduğumuz sinerjik yapılanma, rakipsiz pazar bilgimiz ve tecrübemiz, insan kaynağımız ve güçlü mali yapımız ile Bankamızın sürekli büyüme sürecinde ihtiyaç duyduğu enerji ve motivasyonu kesintisiz olarak sağlıyoruz. ​​​​​​​Ziraat Bankası olarak, geçmişte olduğu gibi günümüzde de Türkiye’nin bankacılık sektörünü şekillendirmeye devam ediyoruz.​​​​​​​​​

Ziraat Bankası Perpa Şubesi

Ziraat Bankası Perpa Şubesi

Bankamızın Kuruluşu

19. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı İmparatorluğu’nda, ticaret ve finansmanda batılı modellerin benimsenmesiyle birlikte, yabancı bankalar ülke toprakları içinde faaliyet göstermeye başlamıştı. O dönemlerde ülkede henüz, ulusal niteliğe sahip bir bankacılık sisteminin kurulması için yeterli sermaye birikimi oluşmamıştı ve bir kaynak oluşturma aracı olarak milli bankaların varlığından söz edilemiyordu.

Bu durumdan en çok zarar gören kesim ise çalışan nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturan çiftçilerdi. Çünkü tamamen kendi kaderine terkedilmiş tarım kesiminde, geçim sıkıntısı içinde bulunan büyük bir çiftçi topluluğu başvurabilecekleri kurumsal bir finansal yapı olmadığı için, sürekli olarak özel şahıs kredilerine muhtaç durumdaydı. Kredileri verenler, bu işi meslek edinmiş faizci kimselerin yanı sıra, tarım gereçlerini satan tüccar, toptancı, ihracatçı, komisyoncu, kabzımal ve köy bakkalı gibi çeşitli ticaret erbabı ve esnaflardı. Bu tür yüksek faizli özel şahıs kredilerine Tefeci veya Murabaha Kredileri denilmekteydi. Memleket Sandıkları adını ahşap kasalardan almaktaydı.

Sandıkla ilgili işler katılımcı köylüler tarafından seçilen 2’si Müslüman, 2’si Hristiyan 4 kişilik sandık eminlerince yönetilmekteydi. Günlük işlemlerin yazıldığı yevmiye defteri, tüm hesapların kayıtlı olduğu defter-i kebir ve eldeki nakit paralar bu ahşap kasalarda saklanırdı. Daha sonraları güvenlik nedeniyle bu sandıkların yerine yöredeki ustalar tarafından demirden yapılan ilkel kasalar kullanılmaya başlanıldı.

1867 yılında “Memleket Sandıkları Nizamnamesi”nin yürürlüğe girmesiyle Osmanlı Devleti’nin her yanında (Rusçuk, Eski Cuma ve Lefkoşe sandıkları ilk örneklerdendir) sandıklar faaliyete başlamış ve uzun yıllar başarıyla hizmet vermiştir.

Kredilendirme işlemleri sonucu elde edilen gelirlerinden giderlerin düşülmesi suretiyle ulaşılan sandık karının 2/3’ü sandığın bulunduğu yörenin okul, yol, köprü gibi ortak kullanıma açık temel gereksinimlerinin yapım ve onarımında kullanılmıştır. Bu yönüyle Memleket Sandıkları ülkenin imarına da katkıda bulunmuşlardır. Ancak izleyen yıllarda sandıkların işleyişinde gözlenen bozulmalar, Memleket Sandıkları’nın etkinliklerini azaltmıştır. Sandıkları merkezi yönetime bağlayarak olumsuzlukları giderebileceğini düşünen hükümet, 1883’te aynı amaçlar doğrultusunda “Menafi Sandıkları”nı kurmuştur. Menafi Sandıkları’na geçilmesiyle idare yeniden düzenlenmiş, kayıt ve muhasebe işleri çağdaş ve ilmi esaslara uygun olarak yürütülmeye başlanmış ve merkezi hükümetin doğrudan denetimine tabi tutulmuştur. Bu yeni yapılanma; sandıkların idaresine nispeten ciddi, bilimsel denetime açık bir işleyiş kazandırsa da tamamen yeni, çağdaş bir örgütlenmeye duyulan gereksinimin önünü alamamıştır.

Menafi Sandıkları’nın ihtiyaca cevap vermediği, esasen idari yönden revizyon gerektiği ve kaynaklarının sınırlı olduğu gerçekleri de eklenince, mevcut örgütlenmenin bir banka şeklinde organize edilmesi fikir ve eğilimi olgunlaşmış, II. Abdülhamit nezdinde de bu konu üzerinde ciddiyetle düşünülmüştür. Sadrazam Kamil Paşa’nın Bakanlar Kurulu ve II. Abdülhamit’e sunduğu mazbatada Menafi Sandıkları’nın artık fonksiyonlarını yerine getirememeleri sebebiyle kaldırılarak bunların yerine Ziraat Bankası kurulması gerekliliği kaleme alınmıştır. Söz konusu mazbatanın II. Abdülhamit’in olur ve onayıyla yürürlüğe girmesiyle 15 Ağustos 1888’de Menafi Sandıkları’nın yerine işlevlerini üstlenecek modern finans kuruluşu olarak Ziraat Bankası resmen kurulmuş, o tarihte faaliyette bulunan Menafi Sandıkları da banka şubelerine dönüştürülerek faaliyete başlamıştır. O güne kadar Menafi Sandıkları’nın mali kaynağını oluşturan menafi hisseleri bankaya devredilmiş ve bundan sonraki hisseler de bankanın sermayesine tahsis edilmiştir. Bu adımla birlikte, teşkilatlı tarımsal kredi tarihimizde yeni bir dönem başlamıştır.

Savaş Döneminde Ziraat Bankası

Ekonominin giderek kötüleştiği 1900’lü yıllarda Osmanlı İmparatorluğu önce Trablusgarp’ı sonra da Balkanlardaki topraklarını kaybetmiştir. Avrupa’da patlayıp tüm dünyayı saran büyük savaş 600 yıllık bir imparatorluğu sona yaklaştırmaktadır.

İşte o zor günlerde, 23 Mart 1916’da Ziraat Bankası için yeni bir yasa çıkarılır. Yasanın 1. maddesinde “Ziraat Bankası çiftçilere kolaylık sağlamak ve tarımın gelişmesine yardımcı olmak için kurulmuştur” denilmektedir. Ziraat Bankası bu amaçla tahvil çıkartabilecek, tarım işletmelerine ortak olabilecek, tohumluk, hayvan, tarım aletleri ve benzeri malzemeleri temin edip peşin ya da kredili olarak çiftçilere verebilecek, gereğinde satın aldığı toprakları çiftçilere dağıtabilecektir.

İmparatorluğun başkentinin müttefik güçleri tarafından işgal edilmesiyle Anadolu’ya çıkan Mustafa Kemal Paşa önderliğinde yaklaşık 3 yıl sürecek bir ölüm kalım savaşı başlar. Milli mücadele çerçevesinde Anadolu’da oluşmaya başlayan Kuvâ-i Milliye müfrezeleri mali yönden desteklenmek ihtiyacındadır. Ayrıca yeterli kaynaklardan yoksun bulunan maliyeyi, özel idareleri ve askeri birlikleri de desteklemek gerekmektedir. İşte bu dönemde Ziraat Bankası şube ve sandıklarından nakdi yardımlar yapılmış ve karşılığında birer senet alınmıştır. Banka teşkilatı, bu kutsal mücadeleye imkanları ölçüsünde canla başla maddi yardımda bulunmaktan çekinmemiştir. Ziraat Bankası, Kurtuluş Savaşı’nda Hazine’ye önemli hizmetler vermiş, Mustafa Kemal’in talimatı üzerine bankaya ait altınlar, İstanbul’dan Ankara’ya gizlice getirilmiştir. Öte yandan Ziraat Bankası, geniş ölçüde personelini cepheye göndermekle de Kurtuluş Savaşı’nı desteklemiştir.

Bankamız Tarihçesi

Ziraat Bankası şubeleri tarafından yapılan bu yardımlar ile sadece bu kutsal mücadeleyi yönetenlere değil, kurtuluş hareketine katılan tüm Türk köylüsüne de olabildiğince katkı sağlanmaya çalışılmıştır.

Mustafa Kemal Paşa’nın direktifiyle çıkarılan Mükellefiyet-i Ziraiye Nizamnamesi bankanın cephede savaşan çiftçi askerlerinin ailelerine yapacağı yardımların esaslarını belirlerken, gümrüklerdeki ziraat alet ve edevatıyla tohumlukların dağıtılması görevini de Ziraat Bankası’na vermiştir.

O yıllarda dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en çok insan kaybına neden olan dönemin salgın hastalığı sıtmanın, bilinen en etkili ve tek ilacı “Kinin”in halka dağıtımı da Ziraat Bankası’nca yapılmıştır. Sıtma salgını 1924 yılında felaket boyutuna ulaştı. Köylüler, tarlalarını terk ederek oraklarını, harmanlarını, yüz üstü bıraktılar. Kasabalarda, şehirlerde fakir-zengin tüm halk bu hastalıktan etkilendi. Sıtmadan korunmakta ve sıtmalı hastaları tedavi etmekte kullanılan bir ilaç olan kinin, hükümet tarafından fakir halka dağıtılması için taşraya gönderilmeye başlandı. Yurt dışından alınan kininin ithalatı Sağlık Bakanlığı tarafından yapılırken, ithal edilen kininlerin dağıtımını Ziraat Bankası üzerine aldı. Kinin dağıtımı Ziraat Bankası şubelerince defter kaydı tutularak yapılmıştır. Ziraat Bankası çalışanları sınırlı olanaklarına rağmen üstlendikleri bu zor görevleri eksiksiz bir şekilde yerine getirebilmek için tüm Kurtuluş Savaşı boyunca ve sonrasında olağanüstü bir çaba harcamışlardır.

PERPA BANKA ŞUBELERİ

PERPA FİRMALARI

PERPA FACEBOOK

PERPA TİCARET MERKEZİ

PERPA İLETİŞİM

PTT Perpa

PTT Perpa Şubesi, PTT Kargo Lojistik Çalışma Saatleri

PTT Perpa Şubesi

PTT Perpa

PTT Perpa

PTT Perpa Şubesi PTT Kargo

PTT Perpa Adres:

Perpa Ticaret Merkezi B Blok K:5 No 389 Şişli – İstanbul

Perpa PTT Telefon: 0212 320 59 87

Perpa Ptt  Şubesi Çalışma saatleri:

08:30 – 12:30

13:30-17:00

PTT Hizmetleri

Perpa PTT Şubesi

Perpa PTT Şubesi

PTT POSTA HİZMETLERİ

Posta Hizmetleri

Tebligat

Telgraf

Kayıtlı Elektronik Posta

Diğer Posta İşlemleri

Pul ve Filateli

PTT Perpa Şubesi

PTT Perpa Şubesi

PTT BANKACILIK HİZMETLERİ

Havale İşlemleri

Ülke genelinde herhangi bir işyerimize başvurarak istediğiniz ad ve adrese anında havale gönderebilir hatta havalelerin alıcı konutlarında ödenmesini sağlayabilirsiniz.
Bu işlemi, posta çeki hesabınız olması ve Merkezlerimizden hesabınızı interaktif kullanıma açtırmanız durumunda interaktif posta çeki hizmeti ile bilgisayar veya cep telefonunuzdan internet bağlantısının olduğu her yerde gerçekleştirebilirsiniz.
Gönderdiğiniz havaleler online olarak anında varış yerlerine iletilmektedir.
Havalelerinizi USD veya EURO olarak da gönderebilirsiniz.
Havalelere uygulanan ek hizmetler şunlardır;
Konutta Teslim: Belli bir miktara kadar (Bugün için 5.000,00 TL) gönderdiğiniz havalenin alıcının adresinde ödenmesini isteyebilirsiniz.
Postrestant (PTT İşyerinde Teslim): Havalenizi istediğiniz PTT işyerinde ödenmek üzere gönderebilirsiniz.
Telefonla Haber Verme: Bu ek hizmet ile alıcıya havalesinin geldiği bilgisinin telefonla haber verilmesini isteyebilirsiniz.

Hesap İşlemleri

Pttkart & Pttmatik

Bankacılık İşlemleri

Tahsilat İşlemleri

Ödeme İşlemleri

HGS

Sigortacılık İşlemleri

Diğer Ticari İşlemler

Perpa PTT Bankacılık İşlemleri

Perpa PTT Bankacılık İşlemleri

Perpa PTT Şubesi’nde tüm bankacılık işlemlerinizi yapabilirsiniz.

PTT Perpa Kargo LOJİSTİK HİZMETLERİ

  • Ptt Yurt İçi Lojistik Hizmetleri
  • Ptt Yurt Dışı Lojistik Hizmetleri
  • Ambalaj Malzemeleri
  • Yurtiçi ve Yurtdışındaki sevdiklerinize posta kartı gönderebilirsiniz.
  • Acele gönderilerinizi Kapıdan Kapıya Teslim Hizmeti/APS hizmeti ile en hızlı ve güvenilir şekilde gönderebilirsiniz.
  • PTT Kargo ve PTT VİP Kargo hizmetlerinden yararlanabilirsiniz.
  • Hatıra olarak saklamak ya da posta gönderilerinizde kullanmak üzere size özel Kişisel Pul başvurusu yapabilirsiniz.
  • Yurtdışına mektup ve 2 kg’a kadar küçük paket gönderebilirsiniz.
  • İnternet üzerinden e-telgraf gönderebilirsiniz.
  • Yurtiçi ve yurtdışı havale gönderebilirsiniz.
  • Western Union ile hızlı para transferi yapabilirsiniz.
  • Dövizinizi bozdurabilirsiniz.
  • Trafik para cezalarınızı ödeyebilirsiniz.

 

PTT İşyerlerimizden sanal kontör,  kontör yükleme kartı, telefon arama kartı, Milli Piyango Bileti Satışları, “e-Devlet Kapısı”, şifre zarfı dağıtımı yapılmaktadır.  Ayrıca işyerlerimizde ürün satış (telefon makinesi, kamera, cep telefonu vb) nitelikli elektronik sertifikası (NES) başvurusu, TCDD bilet satışı,  OGS etiket ve kontör satışı ile meşrubat makineleri vasıtasıyla içecek satışı yapılmakta olup, ayrıntılı bilgiye www.ptt.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

 – Sigorta poliçenizi alabilirsiniz.

 – Türk Telekom ve diğer özel telefon şirketlerine ait faturaları ödeyebilirsiniz.

 – “444 1 788 PTT Çağrı Merkezi” nden PTT ile ilgili herhangi bir konuda bilgi alabilir, talep ve önerilerinizi iletebilirsiniz.

-Filateli abonesi olabileceğiniz gibi aşağıda belirtilen tarih ve yerlerde gerçekleştirilecek Pul Sergilerimizi ziyaret edebilirsiniz. Bu konuda www.ptt.gov.tr adresinden ve filateli@ptt.gov.tr adresinden bize ulaşabilirsiniz.

PTT’nin Tüm hizmetleri için ayrıntılı bilgiyi www.ptt.gov.tr adresinde bulabilirsiniz.

Perpa PTT Şubesinden Tüm Posta işlemlerini, bankacılık, lojistik ve kargo işlemlerini yapabilirsiniz.

PERPA BANKALAR

KARGO NAKLİYAT FİRMALARI

PERPA FİRMALARI

PERPA FACEBOOK

PERPA TİCARET MERKEZİ

PERPA İLETİŞİM

Kötü Nefesten Kurtulmanın 6 Yolu

Kötü Nefesten Kurtulmanın 6 Yolu

Kötü Nefesten Kurtulmanın 6 Yolu

Kötü Nefesten Kurtulmanın 6 Yolu

Ağızdaki bakterilerden ve kötü nefesten kurtulmanın 6 yolu

 

Ağız kokusunu gidermenin 6 pratik yolu

 

Yapılan bir araştırmaya göre, insanların % 35 ila %45’i kötü nefes kokusuyla mücadele ediyor. Ve her yıl ağız hijyeni ürünlerine yaklaşık olarak 10 milyar dolar harcanıyor. Ancak evdeki malzemeleri kullanarak da ağız kokusundan kurtulabilirsiniz.

Ağızdaki bakterilerden ve kötü nefesten kurtulmanın 6 yolu

 

a. Doğal ağız gargaraları ve nefes tazeleyiciler kullanın.

PERPA HABERLERİ

PERPA HABER ANA SAYFA

PERPA İLETİŞİM

Arı Sevgi Elçisi

Arı Sevgi Elçisi

Türkiye’nin Arı Sevgi Elçisi. Arılar için konuşan ve koşan Yonca Tokbaş: Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun Arı Sevgisi Elçisi olmak istiyorum.

Türkiye'nin Arı Sevgi Elçisi

BUGÜN yine o gün… Yürünmemiş yollarda yürüyen kadınların günü. Yaratıcı, meraklı, önyargısız, algıları ultra açık kadınların günü. Ve tutturuk. İşte Yonca Tokbaş onlardan biri.Kafayı arılara takmış vaziyette. Yonca, bir hayata 4 ömür sığdırabilen arkadaşım. Arı gibi çalışkan, hızlı, üretken ve çok yönlü. Kendisinden başka canlıları koruma, canına can katma bilinci çok gelişmiş biri.

Türkiye'nin Arı Sevgi Elçisi

Türkiye’nin maraton koşan ilk ve tek köşeyazarı. Çok renkli bir kişilik. “Global” ve “dünya vatandaşı” terimlerinin tam karşılığı. İnanılmaz bir enerjisi vardır, susmaz, gerçekten her şeyi bilir. İlaç prospektüsü gibidir. Ve sağlam kızdır, harbidir. Senelerdir koşuyor. Son dönemlerde arılar için de koşuyor. Ve her fırsatta, her yerde arıları anlatıyor. O, arı sevgisini Debra Roberts’dan öğrendi. Roberts, arılara gönül vermiş müthiş bir kadın. “Debra bana el verdi, ben de aldım!” diyor. Söz, Yonca Tokbaş’ta…

– Yoncacım seni yakaladım, arıları soracağım…

Yaşasın! En sevdiğim konu, hadi sor, sor…

– Bizim “arı sevgimiz” pek gelişmiş değil… Neden?

Türkiye'nin Arı Sevgi Elçisi

Çünkü korkuyoruz! İnsan tanımadığı, bilmediği, üstelik çocukluğundan itibaren etrafında herkesin korkuyla yaklaştığı, öldürmek için uğraştığı bir varlıktan korkar! Biz arıların varlık sebebini bilmiyoruz. Onları tanımıyoruz. Anlamıyoruz. Merak da etmemişiz. Neden sürekli tepemde vızıldayıp duruyorlar? Ne işe yarar bu can?

– Sahi, ne işe yarar arılar?

Arılar olmasaydı ne sen, ne ben, ne çocuklarımız, ne de geleceğimiz olurdu! O kadar ciddi bir varlık sebepleri var. Arılar yoksa, hayat yok!

– Vayyyy! Arıların ateş böceklerinden, kelebeklerden ve diğer uçanlardan farkı ne peki?

Türkiye'nin Arı Sevgi Elçisi

Tozlanmaya katkı sağlıyorlar. Yani bütün -bak bütün diyorum- besin kaynaklarımızın özünde, arıların emeği var. Yüzde 90 diyeyim daha kesin bir rakam olsun. Bugün ne yiyorsan, hatta ne içiyorsan arılar sayesinde onlar sofranda! Arılar olmadan olanlar da kimyasallar ve genetiğiyle oynanmış tohumlar, hormonlarla sofranda.

– Desene, arıların değerini bilmiyoruz biz…

Bu konuda sadece biz değil, bütün dünya eksik ve hatalı! Ama önemli olan hatanın bir yerinden dönmeye başlamak. Düşünsene, domates, salatalık, limon, portakal, muz, çilek artık aklına hangi meyve ve sebze geliyorsa, her birini hayata getiren arılar. Onlara hayat veriyorlar! Mesela domates çiçek açtığında sadece arıların bildiği bir zaman var. O zamanda arı geliyor, domatesin çiçeğine oturuyor ve yine sadece arıların bildiği bir “si” tonunda başlıyor vızıldamaya. Ne kadar zaman vızıldayıp, o çiçeği nasıl bir hızda titretmesi gerektiğini de bilen yine arı! İşte domatesin çiçeği üzerine ancak o arı konduğunda yerini domatese bırakıyor! Yoksa düşüyor ya da üzerinde kuruyor, domates olamıyor.

– Büyülü bir şey bu anlattığın…

 

Ben de çok etkileniyorum. Bu yüzden doğal domates üretimi için Çin’de “domates vibratörleri” yapılmış, düşün! İşçiler domatesin çiçeğine arı vızıltısı ve titreşimi veriyor, sadece bir tane üretsin diye. Çok çok acayip değil mi? Arı olmazsa badem yiyemezsin mesela. Bademin tek varlık sebebi arı! Yoksa kimyasala, hormona, ilaca mahkûmsun. Bu da şu demek: Arıyı kimyasallarla, ilaçlamayla hasta ettiğin şekilde sen de hastalanıyorsun. O yüzden onları hasta etmeyeceğimiz bir yol bulmalı…

Arılar için konuşan ve koşan Yonca Tokbaş:  Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun  Arı Sevgisi Elçisi olmak istiyorum

Arı yoksa hayat yok! 4 yıllık ömrümüz kalır!

 

– Şu anda yeryüzünde tek bir arı bile olmasa bu bizim hayatımızda ne tür bir değişikliğe yol açar?

4 yıllık ömrümüz kalır!

– Oha!

Valla. Üstelik bunu ben değil, Albert Einstein söylemiş. Dediği cümle aynen şu: “Arılar bu hızla ölmeye devam ederse insanlığın yaşayacak 4 yıl ömrü kalır!” Besin kaynaklarımız tükenirse birbirimizi yeriz. O kadar önemli, o kadar ciddi. Bak, biz burada konuşurken bulunduğumuz ortamda eminim en az trilyon arı çalışmakta. Bu arıların yaptığı seri üretimi ne sen, ne ben, ne koca dünya orduları birleşse bu hızda yapamaz. Ayrıca bu kadar korktuğumuz arıların harbiden bize bir gıcığı olsa, karar verip “Saldıracağız!” deseler, zaten inan bitmiştik! Tek dertleri var onların, güneşin doğuşundan batışına çalışıp bütün dünyaya hayat vermek, besin kaynaklarını var etmek…

– Arılar yoksa devam edebilecek tek bir besin bile yok mu?

Var. Sadece patates! Ama patatesle bir ömür geçmez!

 

Türkiye’de insanlar böcek ilacı bağımlısı olmuş!

 

– Peki, artık yavaştan bir “farkındalık” söz konusu mu?

Evet. Amerika’da ve Avrupa’da bu konuda çok ciddi adımlar atıldı. Arıları koruma amaçlı yasalar çıktı. Böcek ve tarım ilaçlarının içinden ‘neonikotinoid’ denilen maddenin çıkartılmasına, asla kullanılmamasına karar verildi. Şöyle anlatayım: Arılar da can. Senin, benim gibi onların da kendi sağlık sorunları var. Grip oluyorlar, hastalanıyorlar ve bunlarla başetmeye çalışırken biz, insan denen en yok edici yaratık, gidip zamanlı-zamansız, bilinçli-bilinçsiz sürekli tepelerine ilaç sıkıyoruz. Öldürmek için savaş açıyoruz. Ve milyonlarca arı aynı anda ölüveriyor. Oysa o ilaçlamaya hiç ihtiyacımız yok. Bıraksak da arılar bizim doğamızı yeşertse, bereketlendirse… “Hızlı yeşerteceğim, çiçek açtıracağım, bir günde domatesi kafam kadar büyüteceğim!” diye açgözlülük yaparken hızla ölüme yaklaşıyoruz aslında!

– Yani kendi elimizle kendi hayatımızın sonunu getiriyoruz…

Aynen öyle! Benim gördüğüm, Türkiye’de insanlar böcek ilacı bağımlısı olmuş. Ben kokudan duramıyorum. O, “Bir şey olmaz zararı yok!” diyor. O kadar alışılmış o kokuya. Alıp içelim o zaman! Ya da parfüm diye sıkalım! İçindeki o neonikotinoid canımıza, sağlığımıza, toprağa, besine, arıya, hayata kastediyor! Acilen Türkiye’de de yasaklanmalı! Avrupa, Amerika, Avusturalya, Yeni Zelanda bu konuda çok ciddi önlemler aldı. Her yerde alınmazsa vay halimize! Ne olur, her türlü ilaçlamadan ve kimyasaldan uzak duralım…

Arılar için konuşan ve koşan Yonca Tokbaş:  Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun  Arı Sevgisi Elçisi olmak istiyorum

Dünyayı kurtaracak toprağa ve arıya sahip bir ülkeyiz!

 

– Gelelim Anadolu’ya… Anadolu’nun arı kolonileri açısından önemi ne?

“Anadolu Arıları” benim projemin adı. Anadolu’nun arıları, dünyada her şeye rağmen sağlıklı kalabilmiş en kalabalık arı kolonileri. Bombus arılarımız kaçak olarak Kore’ye gönderiliyor. Kimsede bizimki gibi arı yok. Müthiş bir nesil. Dahası Anadolu, dünyanın en değişik, en çeşitli, en bereketli çiçek-bitki örtüsüne sahip. Anadolu her anlamda hayatın kalbi, anası. Dünyayı kurtaracak toprağa ve arıya sahip bir ülkeyiz. Kimse çıkıp bizim nelerimiz ne kadar iyi anlatmıyor. Bu verdiğim bilgiyi de ben Amerika’dan Debra Roberts’dan öğrendiğimde şok olmuştum. “Türkiye” demişti, “Arılar konusunda, arıların yaşamı için dünyanın en bereketli toprağı!” Ne olur bunun farkına varalım, kıymetini bilelim…

 

Biz her gün milyonlarca arının emeğini çöpe atıyoruz

“EVET, bal çok önemli bir besin. Şifa. Derman. İlaç. Ama arı yoksa bal da yok. İlk öncelik arı. Arı. Arı. Bal, arılar için de kendi öz besin kaynakları. Isınmak için ihtiyaçları var kovanda. Yani kovancı bütün balı alırsa arılar yine ölür. Sırf bal için arıdan olmak, kendini kalbinden vurup öldürmek! Ayrıca yeri gelmişken, bir tek arının bütün ömrünce güneşin doğuşundan batışına kadar on binlerce çiçek, binlerce kilometre katederek elde ettiği bal, bir çay kaşığının bir bölü 12’si kadar. Bir gıdım yani! Düşünsene, insanlar tabaklarına kovayla bal alıp, yemeyip bırakıyor. O tabağın kenarında kalan, kaşıkla lavaboda yıkanan bal binlerce arının ömürlük emeği! Ben alsam, senin ömrünün emeğini lavaboda yıkasam, çöpe atsam ne hissedersin? Biz her gün milyonlarca arının emeğini çöpe atıyoruz!”

Arılar için konuşan ve koşan Yonca Tokbaş:  Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun  Arı Sevgisi Elçisi olmak istiyorum

En büyük hayalim Türkiye ve Ortadoğu’nun arı sevgisi elçisi olmak

 

– “Arı dostu” şehirler mi var dünyada?

Var. New York, Berlin, Paris. Bunlara her gün ekleniyor. Restoranlar, oteller var bu konuda çok ciddi farkındalık yaratan. Bu şehirlerde neonikotinoid kullanılmıyor. Belediyeler öyle kafalarına göre “Ay bu ne güzel çiçek!” diye dikim yapmıyorlar. Arılara besin kaynağı olacak bitkiler, çiçekler ekiyorlar. Parklarda arı otelleri var, konaklayabilsinler diye. Gökdelenlerde, evlerin balkonlarında kovana izin veriliyor. Paris belediye binasının tepesinde kovan var. Bal alındığında -arılara kalacak miktar bırakılıp- gerisi halka bedava veriliyor. Kırsal kesimlerde hunharca arı katliamına neden olan kimyasal ilaçlamalar yüzünden şehirler arılara sığınak oldu…

– Sen bunu herkese anlatabilmek için neler yapıyorsun?

Konuşmalar yapıyorum. Şirketlere, üniversitelere, kişilere, kurumlara… Instagram hesabımda, dost sohbetlerinde hep “arı sevgisi” anlatıyorum. Ayrıca “Anadolu Arıları – Arı Sevgisi” diye bir proje başlattım. TOG ile gençlere “Arı Sevgisi Eğitimi” veriyoruz. Gençler yeni projeler üretip, yerelde kendi projelerini anlatıp çoğaltıyorlar. Bugüne kadar 26 ilde inanılmaz işler başardılar. İlkokullara arı sevgisini anlatacak piyesler yazdılar, belediyelerin dikim yaptığı bitki ve ağaçları arıların sevdikleriyle değiştirdiler, çiftçilerle bilinçlendirme sohbetleri gerçekleştirdiler, ailede eskiden yapılan kovancılığa dönen bile oldu…

– Bir de koşuyorsun sen…

Evet, maraton koşup “Adım Adım” bünyesinde bağış topluyorum ki eğitimlere devam edebilelim. En çok istediğim daha çok fon sağlayabilmek için daha çok konuşmalar ve eğitimler düzenlemek. Yani, şirketler gelse ben her birinin ucunu bağlarım arılara… Arılar kadar çalışkan, sürdürülebilir, yeşil, enerji tasarruflu, hem kendinin hem bütünün hayrına çalışan başka hangi canlı var ki? TEGV ile de çalışmaya başlıyoruz şimdi… En büyük hayalim “Ortadoğu ve Türkiye’nin Arı Sevgisi Elçisi” olmak!

Arılar için konuşan ve koşan Yonca Tokbaş:  Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun  Arı Sevgisi Elçisi olmak istiyorum

 

Peki, biz bireysel olarak ne yapabiliriz? Baygın arı nasıl hayata döndürülür?

 

– Peki, biz oturduğumuz yerden bir şey yapabilir miyiz?

Bir arı dengesiz bir şekilde uçup duruyorsa ya susuz ya aç ya da ilaçlama yüzünden yerini yurdunu bulamayacak haldedir… Öldü ölecek. Seni sokası yok yani. Çaresiz o, çaresiz! Acı çekiyor. Veya baktın baygın yatıyor yerde. Hemen bir çay kaşığına bal sür. Arıya götür. O balı emer, emer, sana bakıp teşekkür eder ve uçar gider. Bir başka yapabileceğin şey de bahçeye, balkona bir tas su koy. İçinde de taşlar olsun. Arılar oturup rahat su içebilsin. Yoksa, koca suyun içinde boğuluyorlar. Dünyanın her yerindeki takipçilerden, her gün yüzlerce mesaj geliyor: “Yonca bugün bir arıya su verdim, bal verdim uçtu gitti, canını kurtardım!” diye. Ben de mutluluktan uçuyorum! Arıların sevdiği bitkileri de dikebilirsiniz. Fesleğen, reyhan, lavanta, adaçayı, kekik, rezene, nergis, sardunya, yonca… Ve lütfen ama lütfen, her türlü kimyasalı çıkaralım hayatımızdan! İnanmayın “Sağlığa zararsız!” diyenlere, zararlı!

Hürriyet / Ayşe Arman

 

Geleceğin meslekleri

Geleceğin Meslekleri İçin Sahip Olmanız Gereken 5 Süper Yetenek

Geleceğin Meslekleri İçin Sahip Olmanız Gereken 5 Süper Yetenek

Geleceğin meslekleri

Geleceğin meslekleri

İş dünyası değişiyor, ayakta kalabilmek için muhtemelen üniversitede öğrenemeyeceğiniz bazı becerilere sahip olmanız gerekir.

İş tanımınız son 5 yılda oldukça değişti veya şu an sahip olduğunuz meslek, belki de kısa bir süre önce yoktu. Gelecek Enstitüsü’ne (Institute for the Future-IFTF) göre günümüzün ve geleceğin iş yerleri, teknoloji, ekonomi, çevre ve politikadan dolayı oldukça farklı bir hal aldı.

Yetenek yönetimi yazılımı ve sistem sağlayıcısı olan, Gelecek Enstitüsü ile geleceğin becerileri üzerine çalışmalar yapan Cornerstone’un CEO’su Adam Miller, gelişmekte olan iş yerlerinin becerileri bölüştürdüğünü söylüyor ve ekliyor:

“Yüksek becerileri nispeten az barındıran çok büyük bir iş grubumuz var ve bu işlerin birçoğu, gelecekte otomatik hale getirilecek. Diğer taraftan, yüksek teknik beceri gerektiren işlerin önü oldukça açık çünkü bu becerilere sahip yeterince insan yok. Çalışanlar farkında olmasa da, sahip oldukları becerilerin ömrü artık eskisinin yarısı kadar.”

Gelecek Enstitüsü’ne göre, rekabet etmek ve pazarda sağlam bir yere tutunmak istiyorsanız, 5 “süper beceri” konusunda uzman olmalısınız:

1) Geleceğin Meslekleri için Kişisel Marka

Geleceğin meslekleri

Geleceğin meslekleri

Geleceğin Meslekleri İçin Sahip Olmanız Gereken 5 Süper Yetenek

Başarılı olmak, kendinizi diğerlerinden ayıracak özelliklere sahip olmak demektir. Gelecek Enstitüsü’ne göre, kim olduğunuz ve kim olmak istediğinizi tanımlayan kişisel bir markaya ihtiyacınız olacaktır. Bunun için, devamlı bir itibar ve güven oluşturmanız gerekir. Purdue University Global’ın kariyer hizmetleri başkan yardımcısı Jennifer Lasater, kendinizle ilgili oluşturduğunuz izlenimin, kültürüne en uygun olduğunuz işyerini bulmak ve iş arkadaşlarınıza, müşterilerinize ve yöneticinize güven duymanız için çok önemli olduğunu söylüyor.

Sosyal medya varlığınızı ve e-posta adınızı düzenlemek gibi temel adımlarla başlayın. “Görünümünüzün profesyonel, parlak ve ilgilendiğiniz bir organizasyon için uygun olduğundan emin olun.” diyor Jennifer Lasater. Aynı zamanda, bir mentor, danışman veya güvendiğiniz bir arkadaşınızın görünümünüz hakkında vereceği samimi bir geri bildirimin size yardımcı olabileceğini de ekliyor.

London Business School’daki örgütsel davranış profesörlerinden Tammy Erickson ise bu konudaki fikirlerini şöyle bildiriyor:

“Kişisel bir marka oluşturmak, başarılarınızın ve özelliklerinizin farkında olmayı da içerir. Ben onlara ‘rozetler’ diyorum. Bunlar, itibar portföyünüzü oluşturan beceriler. Bu beceriler, finansal bir sihirbaz, güvenilir veya yaratıcı olmanız olabilir. Bunları, geleneksel akademisyenlerin fark edemediği, daha yumuşak, daha niteliksel becerilerle harmanlamalısınız.”

2) Geleceğin Meslekleri için Dijital Kıvraklık

Geleceğin meslekleri Dijital kıvraklık

Geleceğin meslekleri

Geleceğin Meslekleri İçin Sahip Olmanız Gereken 5 Süper Yetenek

Miller, dijital dönüşümün her sektörü etkilediğini ve “makine” ile arkadaşlık kurabilmenin en önemli 5 beceriden biri olduğunu söylüyor. “Teknoloji bir yere gitmiyor ve bir bölüm haline geliyor. Şimdi, bütün dünya, teknoloji dünyası.” diye ekliyor.

İnsanlar, robotlar ve botlardan oluşan ekiplerin nasıl bir araya getirileceğini ve nasıl bir arada çalıştırılacağını bilmeniz gerekiyor. Gelecek Enstitüsü’ne göre, yapay zeka asistanlarınız size kolaylık ve verim vaat edecektir ancak daha fazlasını yapmak ve daha önce yapamadığınız şeyleri başarmak için onların zekasına nasıl dokunacağınızı bilmeniz gerekiyor.

Çalışan değerlendirme çözümleri sağlayıcısı Caliper’ın organizasyonel gelişimden sorumlu başkan yardımcısı George Brough, teknolojiyi ve makineleri benimseyebilme yeteneğinin işlerin yapılabilme yeteneğiyle ilgili olduğunu söylüyor. Brough, gerekli araçları, nasıl kullanılacağını ve hangi durumda hangisinin kullanılacağını bilmenin önemli olduğunu düşünüyor ve bunun için de yeni beceriler edinmek, eksik olduğunuz konularda insanlarla ve makinelerle işbirliği içinde olmak gerektiğini de söylüyor.

3) Network Sahibi Olmak

Ekonomi, iş ve kitle kaynak kullanımı ile birlikte ilerledikçe, kişisel bir beceri grubuna ait olmanız önemli hale gelmektedir. Gelecek Enstitüsü’ne göre, açık, özel veya kamu malları gibi ticaretin birçok farklı türüne hakim olmalısınız ve dünyadaki şekiller değiştikçe, istediğiniz şekillendirmeleri yapmanız için bir tasarımcı gibi düşünmeniz gerekiyor.

Pace Üniversitesi Kariyer Hizmetleri Departmanı müdür yardımcısı Jim Davis, “Bu ortamda kariyer yapmak ve finansal istikrarı korumak için kişisel çevrenize güvenmek önemli bir faktör ve network oluşturmanın yeni bir pozisyon veya iş bulmak için en etkili yol olduğu birçok kez kanıtlanmıştır.” diyor.

Bunu anlamak ve kariyeriniz boyunca network oluşturmak ve networkünüzü geliştirmek için zaman ayırmak, kariyer değişikliği yapma zamanınız geldiğinde, fırsatların ortaya çıkmasına yardımcı olacaktır.

4) Karmaşıklığı Anlamlandırabilmek

Geleceğin Meslekleri İçin Sahip Olmanız Gereken 5 Süper Yetenek

Karmaşıklık, kaos gibi görünebilir ama Gelecek Enstitüsü’ne göre, yeni yollar çizmek için noktaları birleştirmeniz gerekir. Miller, uyum sağlayabilir olmanın, değişime ayak uydurmanızı kolaylaştıracağını ve sahip olmanız gereken yeni yetenekleri kabul etmeniz gerektiğini söylüyor. Değişim konusunda rahat olmalısınız ve yeni beceriler geliştirmeye istekli olmalısınız.

Yönetici Geliştirme Danışmanlığı firması olan Executive Development Associates’in Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Bonnie Hagemann, değişime açık olmanın, büyüme fırsatları aramanıza yardımcı olacağını söylüyor ve en iyi büyüme fırsatının, yalnızca bir üste ilerlemek değil, başka bir rol ya da projede olabileceğini de hatırlatıyor. Aynı zamanda Hagemann, “Bazen yeni bir beceri öğrenmek için bir geri adım atarsınız ve sonra yeniden yükselirsiniz. Kariyer örgüsü yerine, kariyer basamaklarını düşünün.” diye ekliyor.

5) Esnek Olmak

Geleceğin Meslekleri İçin Sahip Olmanız Gereken 5 Süper Yetenek

Kişisel yaşamınızda, esnek olmak genellikle sorunları ve engelleri aşmakla ilgilidir. Charlotte Üniversitesi, Indiana Üniversitesi İşletme Fakültesi’ndeki işletme ve ticaret hukuku profesörü Charlotte Westerhaus-Renfrow, “Bir iş ortamında esnek olmak, engelleri, çözümlere ve fırsatlara çevirmenize yardımcı olur. Bunu yapan çalışanlar çok değerli olur çünkü böylece işyerinde yenilik kültürünü hızlandırırlar. Dönüşüm yapamayan şirketler esnek olmadıkları için başarılı olamazlar.” diyor.

Westerhaus-Renfrow, esnekliği geliştirmenin en iyi yollarından birinin, olumsuz durumları, herhangi bir durumdaki olumlu olasılıklar üzerinde büyük bir etki oluşturmaya odaklamak olduğunu söylüyor, “Kendinizi, destek ve rehberlik edebilecek esnek insanlarla çevreleyin. Esnek insanlar, ilham vermeye ve uyumlu insanlar oluşturmaya eğilimlidir.”

Lasater’a göre, esneklik, herhangi bir meslekte herkes için en önemli özelliktir. “Gerilimler, problemler ve kişisel sorunlar dikkati dağıtıcı ve bunaltıcı olabilir, ancak her seferinde yükselmeyi bilen insanlar harika şeyler yapar” diyor. Lasater, “Bunun için kısa ya da hızlı bir yol yok; eğer yeterince istiyorsanız, ona karşı çalışmaya devam etmelisiniz. ” diye ekliyor.

Elif Özçakmak

İTÜ – İşletme Mühendisliği | Editör @ceotudent

PERPA HABERLERİ   PERPA ANA SAYFA  PERPA İLETİŞİM    ELEKTRİK MALZEMELERİ